ABD Başkanı Donald Trump, yıllardır Amerikan kamuoyunu ve dünya gündemini meşgul eden Jeffrey Epstein skandalıyla ilgili ezber bozan bir çıkışa imza attı. Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik kurduğu fuhuş ağı ve uluslararası bağlantılarıyla bilinen Epstein’ın dosyaları üzerindeki “gizlilik perdesinin” tartışıldığı bir dönemde Trump, “artık bu defterin kapatılması gerektiğini” savundu.
Beyaz Saray’daki yeni döneminde ulusal kalkınma ve ekonomik reformlara odaklanan Trump, Epstein meselesinin ülkenin enerjisini tükettiğini ve odak noktasını saptırdığını öne sürdü.
“Ölen Öldü, Süreci Uzatmanın Anlamı Yok”
Başkan Trump, yaptığı son açıklamada, hapishanedeki ölümü hala komplo teorilerine konu olan Jeffrey Epstein ile ilgili hukuki ve toplumsal tartışmaların bir kenara bırakılmasını istedi. Trump, Epstein’ın hayatta olmadığını hatırlatarak, sürekli geçmişi deşmenin Amerikan halkına somut bir fayda sağlamayacağını dile getirdi.
Trump’ın açıklamalarındaki şu vurgular dikkat çekti:
Zaman Kaybı: Geçmişteki skandallara takılıp kalmanın, geleceği inşa etmeye engel olduğu.
Odak Sapması: Medyanın ve kamuoyunun enerjisini, çözülmüş veya faili ölmüş davalar yerine ülkenin acil sorunlarına harcaması gerektiği.
Toplumsal Barış: Sürekli gündemde tutulan bu tür karanlık dosyaların toplum psikolojisini olumsuz etkilediği.
“Ülkenin Gerçek Sorunları Masada Bekliyor”
Trump’ın bu çıkışı, sadece bir “dosya kapatma” isteği değil, aynı zamanda siyasi bir manevra olarak da yorumlanıyor. Başkan, Epstein tartışmalarının gölgesinde kalan ekonomi, sınır güvenliği ve dış politika hamlelerinin daha fazla konuşulmasını istiyor.
Trump, “Bizim odaklanmamız gereken, çocuklarımızın daha güvenli, daha zengin bir Amerika’da yaşamasıdır. Geçmişin kirli sayfalarını çevirip durmak, bize temiz bir gelecek sunmaz. Ülkenin geleceği için dev adımlar atmaya hazırlanırken, geriye bakarak yürüyemeyiz” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, Trump’ın pragmatik ve sonuç odaklı yönetim tarzının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Epstein Dosyaları Neden Bu Kadar Önemliydi?
Jeffrey Epstein’ın kurduğu suç ağı, sadece kendisiyle sınırlı kalmamış; siyasetçilerden iş insanlarına, kraliyet ailesi üyelerinden sanatçılara kadar dünyanın en etkili isimlerinin de adının geçtiği bir skandala dönüşmüştü. Kamuoyu, yıllardır “Epstein listeleri”nin tam olarak ifşa edilmesini ve suç ortaklarının yargılanmasını bekliyordu.
Trump’ın “Süreci sonlandırın” çağrısı, bu beklenti içindeki kesimlerde nasıl yankı bulacağı ise merak konusu. Bazı hukukçular ve mağdur hakları savunucuları, adaletin tam tecellisi için tüm bağlantıların ortaya dökülmesi gerektiğini savunurken; Trump yönetimi bu konunun “siyasi bir sakıza” dönüştüğünü ve artık ülkeye zarar verdiğini düşünüyor.
Tartışmaların Yönü Değişiyor mu?
Başkan’ın bu net tavrı, Washington kulislerinde “yeni bir sayfa” hamlesi olarak görülüyor. Trump yönetimi, Epstein meselesini bir “magazin ve komplo teorisi bataklığı” olarak nitelendirerek, Amerikan halkının dikkatini enflasyonla mücadele, istihdam ve ulusal güvenlik gibi “gerçek” sorunlara çekmeyi hedefliyor.
Önümüzdeki günlerde Trump’ın bu çağrısının, Adalet Bakanlığı ve devam eden soruşturmalar üzerinde nasıl bir etki yaratacağı yakından takip edilecek. Ancak görünen o ki Beyaz Saray, Epstein dosyasını rafa kaldırıp “Büyük Amerika” vizyonuna odaklanmakta kararlı.









Yorumlar kapalı.