Gürlek Dosyasında Yeni Gelişme: Şirketlerden ‘Müşterimiz’ Doğrulaması
Türkiye siyaseti ve yargı dünyası bugünlerde hareketli saatler yaşıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki “konut senedi” tartışması yeni bir boyuta evrildi. Özellikle dev inşaat konsorsiyumundan gelen son açıklamalar tartışmaların seyrini tamamen değiştirdi. Özgür Özel’in paylaştığı ödeme belgeleri, projenin sahiplerinin geçmişteki savunma metniyle birleşince gündemi bir kez daha sarstı.
Dev Konsorsiyum Satışı Onayladı
Tema İstanbul 2 projesinin ortakları olan Mesa, Artaş, Kantur ve Akdaş şirketleri konuya dair sessizliğini bozdu. Bu şirketler, yaptıkları resmi bilgilendirmede Akın Gürlek ismini doğrudan zikrederek satışı onayladılar. 25 Aralık 2025 tarihinde bu metni yayımlayan projenin paydaşları, Gürlek’i “diğer tüm müşterilerimiz gibi” şeklinde tanımladılar. Bu sebeple şirketler, yapılan işlemin rutin bir ticari faaliyetten ibaret olduğunu savundular. Üstelik yetkililer, satışın şeffaf ilerlediğini ve kimseye imtiyaz tanımadıklarını özellikle belirttiler.
İki Yıl Önceki Fiyatlar Uygulandı
Açıklamanın en dikkat çekici noktası ise fiyatlandırma politikasıyla ilgiliydi. Şirket yetkilileri, Akın Gürlek’e uygulanan satış bedelinin piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu iddia ettiler. Buna ek olarak yetkililer, işlemin iki yıl önce geçerli olan rakamlar üzerinden bittiğini savundular. Bu durum, kamuoyunda farklı soruları beraberinde getirdi. Çünkü vatandaşlar, “erken alım avantajı mı yoksa özel bir indirim mi?” sorusunu sormaya başladılar. Dolayısıyla bu açıklama, tartışmaları yatıştırmak yerine daha da alevlendirdi.
Özgür Özel’in Paylaştığı 9 Milyonluk Senet
Tartışma aslında Özgür Özel’in İstanbul’daki basın toplantısıyla fitillendi. Özel, mülk iddialarını reddeden Gürlek’in aksine somut bir belge sundu. 2024 yılında düzenlenen bu belgede, yaklaşık 9 milyon TL değerindeki konutun taksitleri tek tek yer alıyordu. Bundan dolayı ana muhalefet lideri, yargıdaki bir ismin bu ölçekteki borçlanmayı nasıl yaptığını sordu. Sonuç olarak Özel, bu durumun hukuki ve etik açıdan incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Yargı ve Siyaset Hattında Gerilim
Şu anki tabloda şirketlerin açıklaması, belgenin doğruluğunu resmen tescilledi. Ancak bu durum, tartışmayı ekonomik bir düzlemden etik bir krize taşıdı. Akın Gürlek’in kritik konumu ve Özgür Özel’in ısrarlı iddiaları gündemi meşgul etmeye devam edecek gibi görünüyor. Kısacası şirketler “her şey usulüne uygun” dese de muhalefet kanadı geri adım atmıyor. Bu gerilim, Türkiye‘nin siyasi tarihinde önemli bir dosya olarak kalacak.









