Sağlık çalışanları “Eziyet Yönetmeliği” Diye Adlandırdıkları Yönetmeliğe Karşı Bir Araya Geldi
Sağlık Bakanı, bizleri duyuyor musun? Biz buradayız! Aile hekimliği çalışanları, performansa dayalı ödeme ve ücret kesintileri getiren, iş güvencesini ortadan kaldıran ve sağlık emekçilerine eziyet çektiren “Eziyet Yönetmeliği”nin birinci yılını doldurması dolayısıyla bir araya geldi. 30 Ekim 2024’te yürürlüğe giren bu yönetmelik, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırmakta ve toplum sağlığını tehdit etmekte.
Bir yıl önce yürürlüğe giren bu yönetmelik, sağlık emekçilerinin daha az ücretle, daha ağır şartlarda çalıştırılmasını hedefliyor. Sağlık Bakanlığı, bu yönetmelikle birlikte aile hekimlerinin hastalara ayırdığı süreyi artırdığını iddia etse de, gerçekte durumun tam tersi olduğu ifade ediliyor. Aile hekimliği çalışanları, son bir yılda kendilerine ayrılan sürenin artmadığını, aksine daha fazla hasta ile karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor.

Aile Sağlığı Merkezleri ve Yatırımlar
Sağlık Bakanı, geçen yıl yaptığı açıklamada her yıl bin Aile Sağlığı Merkezi (ASM) yapacaklarını belirtmişti. Ancak, 21 Kasım 2025 tarihinde TBMM’de yaptığı bütçe sunumunda, yatırım programında hala 1202 tesisin bulunduğunu söyledi. Bu durum, bakanın verdiği sözlerin yerine getirilmediğini gösteriyor. Aile hekimleri, bir yılda vaat edilen 1000 ASM’nin nerede olduğunu soruyor.
Aile hekimliği çalışanları, son bir yılda kesilen ücretlerin nereye gittiğini de sorguluyor. Performansa dayalı ödeme sistemi ile sağlık çalışanlarından yapılan kesintilerin, aslında sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürdüğü ifade ediliyor. Ebe ve hemşirelerden, tavan ödemesine takıldı bahanesiyle, aile hekimlerinden bordroların gizlenmesiyle yüz milyonlarca lira kesinti yapıldığı belirtiliyor.

Deprem Güvenliği ve Sağlık Tesisleri
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2025 Temmuz ayında tüm ASM’lerin deprem güvenliği değerlendirmesini yaptı. İstanbul’da üç ASM’den birinin 1999 depremi öncesi yapılmış, dayanıksız binalarda hizmet vermeye çalıştığı biliniyor. Hazırlanan İstanbul Depremi Raporu’nda, İstanbul’da 600’e yakın ASM’nin olası bir deprem sonrası çalışamayacağı vurgulanıyor. Sağlık Bakanlığı, bu verileri yurttaşlarla ve sağlık çalışanlarıyla paylaşmayı düşünmüyor gibi görünüyor.
Aile hekimleri, deprem riski altında çalışan sağlık tesislerinin güvenliğini sağlamak için gerekli adımların atılmadığını ifade ediyor. “Anlaşılan İstanbul’da çalışanları, deprem bölgesindeki meslektaşlarımız gibi kaderine terk edeceksiniz” diyorlar.
Bağışıklama Eğitimi ve Aşı Sorunları
Aile hekimliği çalışanları, bağışıklama eğitimi verilmesine rağmen gerekli donanımın sağlanmadığını vurguluyor. Aşı Takip Sistemi donanımının verilmemesi, aşı dolaplarının ısı takip sistemlerinin sağlanmaması gibi sorunlar, sağlık hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, Aralık ayında uygulanması planlanan HPV aşısının iptal edilip edilmediği de merak konusu.
Sağlık Çalışanlarının Mücadelesi
Son bir yılda sağlık çalışanları, “Eziyet Yönetmeliği”nin getirdiği olumsuz etkileri defalarca dile getirdi. Hastalıkların tanısını koymalarına rağmen tedavi gerçekleştiremediklerini, kanser taramalarında hastaları uzun süre bekletmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar. “Her gün hastalarımız da biz de tükeniyoruz” diyen sağlık emekçileri, ekrana veri girmekten başka bir şey yapamadıklarını ifade ediyor.
Sağlık Bakanlığı, sağlık çalışanlarının mutlu olamadığı, işine yabancılaştığı ve halkın iyi sağlık hizmeti alamadığı bir düzen yarattığını kabul etmek zorunda. Verilen sözlerin yerine getirilmediği, baskı ve cezalarla sağlık çalışanlarının üzerindeki yükün arttığı bir ortamda, sağlık emekçileri meslek onurlarını korumak için mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor.
Talepler ve Beklentiler
Sağlık çalışanları, artık yeter diyor ve taleplerini sıralıyor: Performansa dayalı olmayan, emekliliğe yansıyan emeğin tam karşılığı olacak, insani ihtiyaçları karşılayabilecek bir ücret istiyorlar. Ayrıca, kamu tarafından yapılmış, donanımı eksiksiz olan, sağlık hizmeti vermeye uygun, güvenli Aile Sağlığı Merkezleri talep ediyorlar.
Sağlık yönetiminin, mesleğe müdahale edilmeden, puanlama sistemi ile memnuniyet nesnesi haline getirilmeden, baskıların ve cezaların son bulduğu bir ortam sağlaması gerektiğini vurguluyorlar. Tüm emek meslek örgütleri olarak, talepleri gerçekleşene kadar tüm yasal haklarını kullanarak mücadeleye devam edeceklerini kamuoyuna deklare ediyorlar.
Aile hekimliği çalışanları, “Eziyet Yönetmeliği”ne karşı verdikleri mücadelede yalnız olmadıklarını, toplumun da bu sorunları gördüğünü ve desteklediğini biliyorlar. Sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması için gerekli adımların atılması, sağlık emekçilerinin haklarının korunması ve toplum sağlığının iyileştirilmesi için birlikte hareket etmeye devam edecekler.











