USD44,93
%0.1
EURO52,74
%-0.11
EURO/USD1,17
%-0.03
BIST14.358,95
%-0.11
Petrol99,36
%0.89
GR. ALTIN6.865,40
%0.8
BTC3.513.520,59
%2.94
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Sağlam Politikalarla Kalıcı Refah Vurgusu!

Sağlam Politikalarla Kalıcı Refah Vurgusu!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Düşünülen politikaların geçici ve yanıltıcı olmaktan uzak, kalıcı sosyal refah sağlayan ve gerçekçi sonuçlar veren bir temele oturması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen ‘TOBB Türkiye Ekonomi Şurası’nda önemli açıklamalarda bulundu. Etkinliğe; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve pek çok davetli katıldı. Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın Eylül ayında güncelleneceğini belirterek, “Programımızın dört temel amacı var. Birincisi, enflasyonu düşürmek ve ülkemizde fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu sayede hem kamu hem de özel sektör için öngörülebilir bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz. Enflasyonun düşürülmesiyle birlikte yaşanabilecek yan etkileri birlikte yönetmemiz gerekecek ancak bunun özel sektör için önemi büyüktür. Özel sektör, istikrarlı bir ortamda hareket etmek ve yatırımlarını gerçekleştirmek istemektedir. Kısa vadeli yan etkileri de birlikte çözümleyeceğiz. İkinci hedefimiz ise dengeli bir şekilde büyümektir. Bu büyümenin hem iç talep hem de dış taleple gerçekleşmesi gerekmektedir. Tüketimden ziyade üretim, yatırım ve ihracat yoluyla daha nitelikli bir büyüme sağlamak istiyoruz. Üçüncü hedefimiz de bu büyümenin dezenflasyon ile çelişmeyen bir yapı sergilemesidir” şeklinde konuştu.

‘DÜNYANIN EN BÜYÜK ŞANTİYESİ, DEPREM BÖLGEMİZ’

Yılmaz, her yıl ortalama 35 milyar dolar harcama gerçekleştirdiklerini aktararak, “Yıl sonuna geldiğimizde 100 milyar dolarlık bir harcama yapmış olacağız. Bu meblağ, gelişmiş ekonomiler için dahi büyük bir yük olsa da, biz bunu başarıyla gerçekleştiriyoruz. Şehirlerimizi yeniden inşa etmekteyiz. Yıl sonunda 450 binin üzerinde hak sahibi konutlarına sahip olacak. Yalnızca konutlar değil; yollar, tüneller, şehir altyapıları, hastaneler ve okullar gibi birçok yatırım da hayata geçiyor. Organize sanayi bölgelerini yeniden inşa ediyoruz ve bu süreçte vergi ve bilim politikalarıyla destek sağlıyoruz. Şu anda dünyadaki en büyük şantiye, deprem bölgelerimizdir. Geçen yıl boyunca aldığımız yükü büyük ölçüde tamamlayacak ve önümüzdeki yıl daha farklı bir perspektifle hareket edeceğiz” açıklamasında bulundu.

‘DÜNYANIN ÖNEMLİ EKONOMİLERİ ARASINDA YERİMİZİ ALMIŞ DURUMDAYIZ’

Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin uluslararası belirsizlikler ve jeopolitik gerginlikler içinde büyümeyi sürdürdüğünü ve dezenflasyon sürecini başlattığını ifade etti. “Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü geçtiğimiz yıl 1 trilyon 320 milyar doları aştı. OECD verileriyle karşılaştırıldığında kişi başına düşen gelirin önemli ölçüde yükseldiğini görüyoruz. 2002 yılında yüzde 35 olan bu oran, 2023 yılında yüzde 72’ye ulaşmış durumda. Bu büyüme, güçlü bir performans sergilediğimizi kanıtlıyor” dedi.

‘CARİ AÇIĞIMIZIN DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ’

Yılmaz, Türkiye’nin ihracatının, zayıf dış taleplere rağmen Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. “Son verilere göre yıllıklandırılmış ihracatımız 265 milyar doları buldu. Ayrıca, turizm sektöründe de başarılı sonuçlar alıyoruz. Geçen yıl 62 milyonun üzerinde turist ülkemizi ziyaret etti ve turizm gelirimiz 61 milyar doları aşarak, Türkiye’yi dünyanın dördüncü en büyük turizm destinasyonu haline getirdi. Bu durum cari açığımızın azalmasında önemli bir katkı sağlıyor. TL’nin değer kazandığı dönemde ihracatın arttığını ve cari açığın önemli ölçüde düştüğünü gözlemliyoruz. 2023 yılı içerisinde cari açığımız, daha önce tahmin ettiğimiz seviyeden daha düşük gerçekleşecektir” ifadelerini kullandı.

‘İHRACATA PROAKTİF DESTEKLER GETİRELİM’

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni bir küresel ortama adım attıklarını belirterek, “ABD’nin gümrük tarifelerini artırması ve bu artışların özellikle Uzak Doğu ülkelerine yansıması, rekabet koşullarını değiştirmektedir. Çeşitli pazarları hedef almak yerine, ihracata proaktif destekler sunmalıyız. Çin’in elindeki malları başka pazarlara yönlendirmesi gibi durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle yeni stratejiler geliştirmek elzemdir” şeklinde konuştu.

Sağlam Politikalarla Kalıcı Refah Vurgusu!

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.