USD43,06
%0.050
EURO50,43
%-0.120
EURO/USD1,17
%-0.17
BIST11.498,38
%0.00
Petrol60,82
%0.12
GR. ALTIN6.090,39
%1.64
BTC3.990.977,18
%2.01
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. Mescid-i Aksa’da Yeni İsim, Tansiyon Yükseliyor

Mescid-i Aksa’da Yeni İsim, Tansiyon Yükseliyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kudüs’te ‘Statüko’yu Bitirecek Hamle

Orta Doğu’nun en hassas sinir ucu olan işgal altındaki Doğu Kudüs, yeni yılın ilk günlerinde potansiyel bir “din savaşının” eşiğine sürükleniyor. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir‘in, polis teşkilatı üzerindeki siyasi kontrolünü perçinleyen son hamlesi, bölgedeki kırılgan barışı tehdit ediyor.

Kudüs Emniyet Müdürlüğü görevine atanan ve Ben-Gvir’in “ideolojik ortağı” olarak tanımlanan yeni polis şefinin göreve başlaması, İsrail güvenlik bürokrasisinde bir makas değişimini simgeliyor. Güvenlik kaynakları ve siyasi analistler, bu atamanın sıradan bir idari işlem olmadığını; Mescid-i Aksa’daki tarihsel “statüko”yu (Mevcut Durum) değiştirmek için düğmeye basıldığının en net göstergesi olduğunu belirtiyor.

Ben-Gvir Doktrini Sahaya İniyor

İsrail siyasetinin en tartışmalı figürü olan Itamar Ben-Gvir, göreve geldiği günden bu yana Mescid-i Aksa’da Yahudilerin ibadet etmesine izin verilmesi ve Müslümanların denetiminin sınırlandırılması gerektiğini savunuyordu. Ancak bugüne kadar polis teşkilatındaki ve istihbarat servisindeki (Shin Bet) “geleneksel” kanat, bu adımların büyük bir halk ayaklanmasına (İntifada) yol açacağı gerekçesiyle fren mekanizması işlevi görüyordu.

Yeni atamayla birlikte bu fren mekanizmasının devre dışı kaldığı yorumları yapılıyor. Kudüs’ün yeni polis şefinin, Ben-Gvir’in şu politikalarını hayata geçirmek için “özel misyonla” geldiği iddia ediliyor:

  1. İbadet Kısıtlamaları: Müslümanların Mescid-i Aksa’ya giriş yaşının ve saatlerinin kalıcı olarak sınırlandırılması.

  2. Yahudi Yerleşimci Baskınları: Harem-i Şerif avlusuna yapılan fanatik Yahudi baskınlarının “polis korumasında” ve daha geniş katılımlı hale getirilmesi.

  3. Mekansal Bölünme: Mescid-i Aksa’nın belirli bölümlerinin, tıpkı El-Halil’deki İbrahim Camii örneğinde olduğu gibi, zamanla Yahudi ibadetine tahsis edilmesi.

“Kırmızı Çizgi” Aşılıyor mu?

Kudüs’teki İslami Vakıflar İdaresi ve Ürdün yönetimi, 1967’den bu yana geçerli olan ve “Statüko” olarak bilinen; Mescid-i Aksa’nın yönetiminin Müslümanlarda olduğu, gayrimüslimlerin ise sadece ziyaretçi olarak girebildiği düzenin, İsrail tarafından fiilen yıkılmaya çalışıldığını savunuyor.

Yeni polis şefinin göreve başlar başlamaz verdiği ilk talimatların, Aksa kapılarındaki aramaları sıkılaştırmak ve Vakıf görevlilerinin yetkilerini kısıtlamak olması, endişeleri haklı çıkarır nitelikte. Filistinli gruplar, bu durumu “Kudüs’ün Yahudileştirilmesi projesinin son aşaması” olarak nitelendiriyor.

Barut Fıçısında Kıvılcım: Güvenlik Dinamikleri

İsrailli güvenlik uzmanları dahi bu gidişattan endişeli. Eski bir Shin Bet yetkilisi, yerel basına yaptığı açıklamada, “Ben-Gvir, Kudüs polisini siyasi bir milis gücüne dönüştürüyor. Aksa’daki statükoyla oynamak, sadece Kudüs’ü değil, Batı Şeria’yı, Gazze’yi ve tüm İslam dünyasını ateşe atacak bir kibrit çakmaktır” uyarısında bulundu.

Polisin, Ben-Gvir’in talimatlarıyla Filistinlilere karşı daha agresif ve “tetikçi” bir tutum sergilemesi, “yalnız kurt” eylemlerini ve toplumsal huzursuzluğu tetikleme potansiyeli taşıyor. Kudüs sokaklarında tansiyonun, Venezuela krizinin gölgesinde kaldığı düşünülse de, buradaki bir patlamanın küresel etkisinin çok daha yıkıcı olabileceği biliniyor.

Uluslararası Tepkiler ve Diplomatik Kriz

İsrail hükümetinin bu adımları, sadece Filistinlilerle değil, “İbrahim Anlaşmaları” ile normalleştiği Arap ülkeleriyle ve Ürdün ile olan ilişkilerini de kopma noktasına getirebilir. Mescid-i Aksa’nın “resmi hamisi” konumundaki Ürdün Kraliyet Sarayı, statükonun ihlalini “savaş sebebi” sayabileceğini daha önce defalarca iletmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın da gelişmelerden rahatsız olduğu ve perde arkasından Netanyahu hükümetine “Kudüs’te statükoyu koruyun” mesajı verdiği belirtiliyor. Ancak Ben-Gvir’in koalisyon içindeki gücü, Netanyahu’nun elini kolunu bağlıyor.

Kutsal Şehirde Tehlikeli Oyun

Kudüs’ün yeni polis şefi, sadece asayişi sağlamakla görevli bir bürokrat değil; ideolojik bir ajandanın uygulayıcısı olarak koltuğa oturdu. Mescid-i Aksa avlusunda atılacak her fevri adım, atılacak her gaz bombası veya yapılacak her provokatif baskın, 2026 yılını Orta Doğu için bir “çatışma yılına” dönüştürebilir. Dünya Venezuela’ya bakarken, asıl fırtına belki de Kudüs tepelerinde toplanıyor.

Mescid-i Aksa’da Yeni İsim, Tansiyon Yükseliyor
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.