Kör Karanlıkta Av Mevsimi
Tahran’dan Gözdağı
Jeopolitik satranç tahtasında hamleler sertleşirken, kelimeler artık birer diplomatik argüman olmaktan çıkıp doğrudan birer namluya dönüşüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın hayati damarlarından biri olan elektrik altyapısına yönelik imaları, bölgedeki barut fıçısını ateşleyecek cinsten bir kıvılcım yarattı. Bu tehditvari söylemlere karşılık, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’den gelen yanıt, sadece bir savunma refleksi değil, aynı zamanda bölgesel bir kaosu müjdeleyen karanlık bir kehanet niteliği taşıyor. Laricani, olası bir saldırı durumunda yarım saat gibi kısa bir sürede tüm bölgenin zifiri karanlığa gömüleceğini ilan ederek, bu karanlığın ABD askerlerini avlamak için eşsiz bir fırsat sunacağını vurguladı.
“Karanlık, sadece ışığın yokluğu değil, bazen adaletin tecelli ettiği sessiz bir pusudur.” Bu kadim düşünceyi hatırlatan İran tarafı, altyapısına yönelik her türlü girişimi varoluşsal bir tehdit ve kabul edilemez bir kırmızı çizgi olarak tanımlıyor. Tahran, teknolojik üstünlüğün ve siber kapasitenin övüldüğü bu çağda, “ışıkları söndürme” tehdidini bir karşı saldırı doktrinine dönüştürmüş durumda. Enerji hatlarının kesilmesi, sadece şehirlerin karanlığa gömülmesi değil, aynı zamanda modern orduların gözü olan radar ve iletişim sistemlerinin körleşmesi anlamına geliyor.
Orta Doğu’nun karmaşık coğrafyasında, stratejik dengeler pamuk ipliğine bağlıyken, Trump ve Laricani arasındaki bu söz düellosu, gerilimi geri dönülemez bir noktaya taşıma potansiyeli barındırıyor. Bölgedeki ABD varlığına yönelik “av” benzetmesi, asimetrik savaşın en sert yüzünü temsil ediyor. Unutulmamalıdır ki; “Kurt puslu havayı, intikam ise karanlık geceyi sever.” Işıkların söndüğü bir coğrafyada kimin av, kimin avcı olduğunu ancak sabahın ilk ışıkları belirleyebilir. Bu karşılıklı restleşme, diplomatik masaların yerini giderek daha fazla askeri planlara bıraktığının en somut göstergesidir.
Kaynak: Odakhaber










