İsrail Askeri, İran Adına Casusluk Suçlamasıyla Tutuklandı
Orta Doğu’da gerilimin zirve yaptığı, savaş uçaklarının havalandığı ve nükleer tehditlerin havada uçuştuğu bir dönemde, İsrail savunma doktrini en beklemediği yerden, “içeriden” vuruldu. İsrail basınına yansıyan ve güvenlik kaynaklarınca doğrulanan haberlere göre, bir İsrail askeri, İran istihbarat birimleriyle iş birliği yaptığı ve “hassas” askeri sırları Tahran’a servis ettiği gerekçesiyle tutuklandı. Bu olay, “Demir Kubbe” ile korunan İsrail’in, insan faktörüne dayalı istihbarat savaşında ciddi bir zafiyet yaşadığını ortaya koydu.
İsrail’in ulusal güvenliğinden sorumlu iç istihbarat servisi Şin Bet (Shabak) ve Askeri Polis, ortaklaşa yürüttükleri gizli bir operasyonla ordu (IDF) içindeki bir “köstebeği” açığa çıkardı.
Gözaltına alınan askerin kimliği ve rütbesi gizli tutulsa da, suçlamaların boyutu olayın vehametini gösteriyor. Asker, düşman bir devletle (İran) savaş zamanında iletişim kurmak ve devletin güvenliğini tehlikeye atacak bilgileri sızdırmakla suçlanıyor. İsrail hukukunda bu suçlamalar, “Vatan Hainliği” kapsamında değerlendiriliyor ve ömür boyu hapis cezası öngörüyor.
Sızdırılan “Hassas” Bilgiler Ne?
İstihbarat dünyasında “Hassas Bilgi” kavramı, genellikle operasyonel detayları içerir. İddialara göre askerin İran’a aktardığı bilgiler şunları kapsıyor olabilir:
Üs Konumları ve Koordinatlar: İran’ın balistik füzelerini daha isabetli yönlendirmesi için kritik askeri üslerin tam koordinatları.
Personel Hareketliliği: Nöbet değişim saatleri, komuta kademesinin giriş-çıkış rutinleri.
Savunma Açıkları: Üslerin güvenlik protokollerindeki zayıf noktalar.
Bu tür bilgilerin sızması, olası bir İran füze saldırısında İsrail askeri üslerinin “kör noktadan” vurulma riskini katbekat artırıyor.
İran’ın “Bal Tuzağı” ve Sosyal Mühendislik Taktiği
Bu olay, İran istihbaratının İsrail vatandaşlarına yönelik “İnsan İstihbaratı” (HUMINT) faaliyetlerinde ne kadar agresifleştiğini gösteriyor. Uzmanlar, İran’ın genellikle şu yöntemleri kullandığını belirtiyor:
Sosyal Medya Avcılığı: Instagram, Telegram veya flört uygulamaları üzerinden sahte profillerle askerlere yaklaşmak. (Genellikle çekici kadın profilleri veya finansal fırsat sunan iş insanı kılığında).
Maddi Teşvik: Ekonomik zorluk yaşayan askerlere kripto para üzerinden ödeme yaparak bilgi satın almak.
Psikolojik Manipülasyon: Askerin sistemle olan memnuniyetsizliğini veya öfkesini kullanarak onu iş birliğine ikna etmek.
Tutuklanan askerin bu tuzaklardan hangisine düştüğü henüz netleşmese de, İran’ın İsrail ordusu içine kadar sızabilmesi, MOSSAD ve Şin Bet için büyük bir prestij kaybı olarak yorumlanıyor.
“Kıyamet Uçağı” Girit’teyken Gelen Şok
Bu tutuklamanın zamanlaması manidar. İsrail’in devlet uçağı “Wing of Zion”un Girit’e inerek olası bir savaş senaryosu için prova yaptığı saatlerde, bu planların sızdırıldığı şüphesi Tel Aviv’de soğuk duş etkisi yarattı. Eğer bu asker, İsrail’in İran’a yapacağı saldırı planlarını veya uçakların kalkış saatlerini de sızdırdıysa, İsrail’in “sürpriz saldırı” avantajı tamamen ortadan kalkmış olabilir.
En Güçlü Duvar İçeriden Yıkılır
İsrail, teknolojik üstünlüğüne (Siber güvenlik, Demir Kubbe, Arrow Füzeleri) çok güvense de, bu olay “İnsan Faktörü”nün hala en zayıf halka olduğunu hatırlattı. Milyar dolarlık hava savunma sistemleri, içeriden bir askerin WhatsApp üzerinden göndereceği bir konum bilgisiyle etkisiz hale gelebilir.
Şimdi İsrail ordusunda büyük bir “Cadı Avı” başlaması bekleniyor. Tüm personelin telefonları, sosyal medya hesapları ve banka hareketleri mercek altına alınacak. Ancak İran, İsrail’in “dokunulmazlık” algısında büyük bir delik açmayı başarmış görünüyor.











