USD43,19
%0.030
EURO50,32
%0
EURO/USD1,16
%-0.24
BIST12.456,69
%0.70
Petrol63,67
%-4.28
GR. ALTIN6.410,97
%-0.31
BTC4.120.166,17
%-1.6833474700995
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. İran’da Kanlı Bilanço Ağırlaşıyor

İran’da Kanlı Bilanço Ağırlaşıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran’da Protestolarda 18 Günde 2 Bin 615 Ölü!

Rejim Sokakları “Ateş Çemberine” Çevirdi

İran sokaklarını yangın yerine çeviren rejim karşıtı gösterilerde, bilanço her geçen saat daha da korkunç bir boyuta ulaşıyor. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) kuruluşunun açıkladığı son veriler, yaşananların bir “protesto müdahalesi” olmaktan çıkıp, sivil halka yönelik bir “kıyıma” dönüştüğünü gözler önüne serdi. 28 Aralık’tan bu yana geçen kısa sürede hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 615’e ulaşırken, 18 binden fazla kişi rejim güçlerince “kayıtsız” bir şekilde gözaltına alındı.

Dünya, İran’daki gelişmeleri siyasi ve askeri manevralar üzerinden okurken, sahadan gelen insani veriler durumun vahametini ortaya koyuyor. HRA’nın (Human Rights Activists in Iran) yayınladığı rapor, Tahran yönetiminin “Demir Yumruk” politikasının ne denli ölümcül olduğunu belgeledi.

Raporun en çarpıcı detayı, ölü sayısındaki ani ve dikey artış. 28 Aralık 2025’te başlayan olaylarda, sadece yaklaşık 2 hafta içinde 2.615 göstericinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu rakam, günde ortalama 150’ye yakın sivilin öldürüldüğü anlamına geliyor ki bu istatistik, bir “iç savaş” yoğunluğuna işaret ediyor.

“Yaralılar Hastaneye Gidemiyor”

Raporda yer alan 2.054 “ciddi yaralı” verisi, aslında buzdağının sadece görünen yüzü. Sahadan gelen bilgilere göre, rejim güçlerinin hastanelerde pusu kurarak yaralı göstericileri tedavi olurken gözaltına alması, binlerce yaralının evlerde, ilkel şartlarda tedavi edilmeye çalışılmasına neden oluyor.

“Ciddi yaralanma” tanımı; ateşli silah yaralanmaları, plastik mermilerin neden olduğu organ kayıpları (özellikle göz kayıpları) ve işkence izlerini kapsıyor. HRA, bu yaralıların büyük bir kısmının tıbbi desteğe ulaşamazsa hayatını kaybedebileceği uyarısında bulunuyor.

Cezaevleri Patlama Noktasında: 18 Bin 470 Gözaltı

Belki de en endişe verici veri, gözaltı sayısında gizli. 18.470 kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor. İran’ın mevcut hapishane kapasitesinin çok üzerinde olan bu sayı, spor salonlarının, depoların ve askeri hangarların “geçici işkence merkezlerine” dönüştürüldüğü iddialarını doğruluyor.

Bu 18 bin kişi, şu an için “hukuki bir kara delik”te bulunuyor. Aileleri nerede olduklarını bilmiyor, avukatlarıyla görüştürülmüyorlar. ABD Başkanı Trump’ın “İdam ederseniz bedel ödersiniz” çıkışının temelinde de bu 18 bin kişilik devasa kitle yatıyor. Rejimin, bu tutukluları “Muharebe” (Allah’a savaş açmak) suçuyla yargılayıp, toplu infazlara girişmesinden endişe ediliyor.

Neden Bu Kadar Çok Ölüm Var?

Uzmanlar, ölü sayısının bu kadar yüksek olmasını, rejimin güvenlik doktrinini değiştirmesine bağlıyor:

  1. Gerçek Mermi Kullanımı: Besic milisleri ve Devrim Muhafızları’nın, kalabalığı dağıtmak için değil, doğrudan “öldürmek” kastıyla ateş açtığı raporlanıyor.

  2. Ağır Silahlar: Özellikle Kürt bölgelerinde (Mahabad, Senendec) ve Belucistan’da (Zahidan), güvenlik güçlerinin sivillere karşı ağır makineli tüfekler kullandığı belirtiliyor.

Uluslararası Tepki ve HRA Raporunun Önemi

HRA gibi ABD merkezli kuruluşların verileri, Batı dünyasının İran’a yönelik yaptırım kararlarında “hukuki delil” niteliği taşıyor. Bu rapor, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin acil toplanması için bir çağrı niteliğinde.

İran yönetimi ise bu rakamları “Batı propagandası” ve “Abartılı yalanlar” olarak nitelendirerek reddediyor. Ancak sosyal medyaya sızan videolar, sokaklardaki kan gölünün, raporlardaki rakamlarla örtüştüğünü gösteriyor.

Geri Dönüşü Olmayan Yol

18 günde 2.600’den fazla cenaze, İran toplumunda korkuyu değil, öfkeyi besleyen bir faktöre dönüşmüş durumda. Her cenaze töreni yeni bir protestoya, her protesto yeni ölümlere yol açıyor. Bu kısır döngü, İran’ı modern tarihinin en karanlık ve en kanlı kışına sürüklüyor.

İran’da Kanlı Bilanço Ağırlaşıyor
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.