İran’da Can Kaybı 20’ye Yükseldi
Yerel para biriminin tarihsel dip seviyeleri görmesi ve alım gücünün erimesiyle başlayan toplumsal öfke, ülke genelinde bir kaos dalgasına dönüştü. Protestoların 8. gününde şiddetin dozu artarken, bilanço giderek ağırlaşıyor: 1’i güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 20 kişi hayatını kaybetti.
Ülke ekonomisinde uzun süredir devam eden yapısal sorunlar, yerel para biriminin döviz karşısında yaşadığı rekor değer kayıplarıyla birleşince, halkın sabrı taştı. Temel gıda maddelerine ve enerjiye erişimde yaşanan zorluklar, “tarihsel bir çöküş” olarak nitelendirilen ekonomik tabloyla birleşerek sokakları hareketlendirdi. Başkentte başlayan küçük çaplı gösteriler, sadece bir hafta içinde ülkenin neredeyse tamamına yayılan kitlesel bir halk hareketine dönüştü.
Sokaklar Savaş Alanına Döndü
Gösterilerin ilk günlerinde barışçıl sloganlarla başlayan yürüyüşler, 8. güne girildiğinde yerini şiddetli çatışmalara bıraktı. Ülkenin büyük şehir meydanları, yükselen dumanlar ve biber gazı bulutlarıyla kaplanmış durumda. Göstericilerin barikatlar kurarak yolları kapattığı, kamu binalarına ve bazı finans kuruluşlarına yönelik saldırıların arttığı bildiriliyor.
Güvenlik güçlerinin göstericilere müdahalesi sertleşirken, tansiyonun düşmesi bir yana, olaylar daha geniş bir tabana yayılıyor. Hükümetin sükûnet çağrılarına rağmen sokaktaki öfke dinmiyor; aksine ekonomik darboğazın yarattığı umutsuzluk, şiddet eylemlerini körüklüyor.
8. Günde Acı Bilanço: 20 Ölü
Olayların en karanlık yüzü ise can kayıplarındaki artış oldu. Resmi kaynaklardan ve yerel hastanelerden doğrulanan bilgilere göre, çatışmaların başladığı günden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 20’ye yükseldi.
Bu kayıplar arasında, göstericilerle yaşanan arbede sırasında ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan bir güvenlik görevlisi de bulunuyor. Güvenlik görevlisinin hayatını kaybetmesi, kolluk kuvvetlerinin müdahale dozunu artırabileceği ve olayların daha da sertleşebileceği yönündeki endişeleri artırdı. Diğer can kayıplarının ise çoğunlukla çatışmaların ortasında kalan siviller ve göstericilerden oluştuğu belirtiliyor.
Tarihsel Değer Kaybı Ve Öfke Patlaması
Bu toplumsal patlamanın arkasındaki temel neden, sadece bugünün ekonomik verileri değil, yıllardır süregelen bir yoksullaşma süreci. Yerel paranın uluslararası piyasalarda tarihsel olarak en düşük seviyeye gerilemesi, ithalata dayalı tüketim ürünlerinin fiyatlarını fahiş oranlarda artırdı.
Ekonomistler, yaşanan durumu “birikmiş bir sosyal patlama” olarak yorumluyor. Halkın, maaşların erimesi ve hayat pahalılığı karşısında çaresiz kalması, protestoların ana motivasyon kaynağı. “Geçinemiyoruz” sloganlarıyla başlayan hareket, artık siyasi ve ekonomik sistemin köklü bir değişimini talep eden bir isyana dönüşme eğiliminde.
Belirsizlik Hakim
Hükümet yetkilileri kriz masaları oluşturarak durumu kontrol altına almaya çalışsa da, sokağın ateşi henüz söndürülebilmiş değil. Gösterilerin 9. gününe girerken, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının da grev kararları alabileceği konuşuluyor.
Ülke, tarihinin en kritik virajlarından birini dönerken, hem ekonomik hem de toplumsal barışın yeniden nasıl tesis edileceği büyük bir soru işareti olarak duruyor. Uluslararası kamuoyu ise gelişmeleri endişeyle takip ediyor.











