Hürmüzgan’da Matem: Bir Okulun Enkazında Kalan Gelecek
İran’ın güney kıyısında yer alan Hürmüzgan eyaleti, tarihin en karanlık günlerinden birini yaşıyor. ABD ve İsrail güçleri, bölgedeki bir ilkokul binasını hava saldırılarıyla hedef aldı. Bu saldırı sonucunda maalesef 168 çocuk hayatını kaybetti. Eskiden neşe dolu olan eğitim yuvası, saniyeler içinde dev bir enkaza dönüştü. Bugün binlerce insan, çocuk seslerinin sustuğu o okulun bahçesinde toplandı. Halk, minik tabutları omuzlayarak çocukları son yolculuklarına uğurladı.
Ailelerin Adalet Çığlığı ve Büyük İsyan
Cenaze töreni sırasında ailelerin feryatları adeta gökyüzünü deldi. Yaşanan bu tarif edilemez acı, kısa sürede büyük bir isyana evrildi. Anneler ve babalar, sabah okula uğurladıkları evlatlarını toprağa vermenin ızdırabını yaşıyor. Üstelik aileler, sivil bir yerleşim yerinin doğrudan hedef alınmasını sert bir dille kınıyor. Tören alanındaki kalabalık, bu olayı modern dünyanın en büyük katliamlarından biri olarak görüyor. Bu yüzden halk, saldırıyı düzenleyen sorumlulardan hesap sorulmasını istiyor.
Uluslararası Toplumun Derin Sessizliği
Bu büyük insani trajediye rağmen, uluslararası toplum henüz sessizliğini bozmadı. Hürmüzgan halkı infial yaşarken, dünya liderlerinden güçlü bir kınama gelmedi. Mağdur yakınları, bu suskunluğu suç ortaklığı olarak nitelendiriyor. Bu nedenle kurban yakınları, uluslararası hukuk kurumlarını acilen göreve çağırıyor. Adalet talebi, sadece bu eyaletin sınırlarında kalmıyor; vicdan sahibi her insanda karşılık buluyor. Çünkü masum çocukların hedef alınması, insanlık onuruna indirilmiş ağır bir darbedir.
Yarım Kalan Hayaller ve Enkaz Altındaki Umutlar
Bölgede enkaz kaldırma çalışmaları titizlikle devam ediyor. Ekipler, enkaz altından çıkan defter sayfalarını ve oyuncak parçalarını görünce gözyaşlarını tutamıyor. 168 masum can, bölgedeki jeopolitik gerilimin kurbanı oldu. Ancak bölge halkı, çocukların askeri stratejilere alet edilmesini asla kabul etmiyor. Dünya bu vahşete gözlerini kapasa da, İran halkı bu kara günü hafızalarına kazıyor. Sonuç olarak, adaletin yerini bulması için verilen mücadele her geçen gün daha da büyüyor.










