Hürmüz’de Yeni Dönem: Yuan Şartı Kapıda
İran ve Batı dünyası arasındaki gerilim, askeri çatışmaları aşarak artık küresel ekonominin merkezine sıçradı. 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail büyük bir askeri operasyon başlattı. Bu saldırı, Tahran yönetimini radikal bir karar almaya itti. Buna ek olarak iddialar, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki petrol trafiği için ezber bozan bir şart hazırladığını gösteriyor. Bundan böyle petrol tankerleri, geçiş izni almak için ödemelerini Çin Yuanı ile yapacak.
Petrodolar Sistemine Doğrudan Tehdit
CNN, bu kritik bilgiyi üst düzey bir yetkiliye dayandırarak servis etti. Ayrıca yetkili, İran’ın boğaz trafiğini yönetmek amacıyla yeni bir plan uyguladığını belirtti. Bu yeni plan, özellikle petrol bedelini Çin Yuanı ile ödeyen ülkelere öncelik tanıyor. Dolayısıyla bu hamle, ABD’nin küresel finansal gücünü simgeleyen Petrodolar sistemini doğrudan hedef alıyor. Özellikle Donald Trump yönetiminin bu girişime çok sert tepki vermesi bekleniyor.
Saldırının Ağır Bilançosu ve Kayıplar
Bölgedeki tansiyon, 28 Şubat sabahı gerçekleşen operasyonlarla zirveye çıktı. Ancak ABD ve İsrail jetleri, nükleer müzakereler sürerken İran’daki stratejik noktaları vurdu. Bu operasyonlar sonucunda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney hayatını kaybetti. Bunun yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili de saldırılarda öldü. İranlı kaynaklar, ölü sayısının 1348’i, yaralı sayısının ise 17.000’i geçtiğini duyurdu.
Bölgesel Misilleme ve Enerji Savaşları
Tahran yönetimi, bu ağır kayıpların ardından vakit kaybetmeden misilleme saldırılarına başladı. Bu nedenle İran ordusu, İsrail’in yanı sıra ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkeleri de hedef aldı. Bu kapsamda ordu; Katar, BAE ve Bahreyn’deki askeri noktaları vurdu. Sonuç olarak bu karşılıklı hamleler, Hürmüz Boğazı üzerinden dönen dünya enerji ticaretini durma noktasına getirdi. Dahası uzmanlar, petrolün varil fiyatının 150 Dolar sınırını aşabileceği konusunda uyarıyor.
Doların Tahtı Tehlikede mi?
İran‘ın Yuan hamlesi, askeri bir yanıttan ziyade stratejik bir satranç hamlesi niteliği taşıyor. Çünkü Çin, bölgedeki en büyük petrol alıcısı konumunda bulunuyor. Eğer bu yeni ödeme sistemi kalıcı olursa, ABD dolarının rezerv para statüsü büyük zarar görecektir. Öte yandan Trump tarafı, bu adımı muhtemelen bir “ekonomik savaş” olarak tanımlayacaktır. Kısacası küresel piyasalar, şimdi bu tehlikeli güç savaşının bir sonraki adımını bekliyor.












