Halep’te Kontrol Suriye Ordusu’nda : İran İHA’ları Minarelerin Gölgesine İndi, Şam “Tam Hakimiyet” İlan Etti
Suriye’de 15 yıldır süren iç savaşın en sembolik şehirlerinden biri olan Halep’te, kartlar yeniden dağıtıldı. Şam yönetimi, şehrin kuzeyinde yıllardır bir “özerk ada” gibi duran ve terör örgütü PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu SDG’nin kontrolündeki Şeyh Maksud Mahallesi’ne yönelik operasyonun detaylarını açıkladı. Suriye Savunma Bakanlığı, İran yapımı İnsansız Hava Araçları (İHA) ile gerçekleştirilen nokta atışlarında camilerin hedef alındığını doğruladı. Bakanlık, bu radikal kararın gerekçesini “kutsal mekanların terör üssüne çevrilmesi” olarak açıklarken, kentin tamamında kontrolün sağlandığını duyurdu.
HALEP (GÜVENLİK VE STRATEJİ DOSYASI) — Halep, tarih boyunca pek çok kuşatma gördü ama 2026 yılının Ocak ayında yaşananlar, modern savaş tarihine geçecek nitelikte. Suriye ordusu, şehrin “yumuşak karnı” olarak görülen ve SDG (Suriye Demokratik Güçleri) unsurlarının yuvalandığı Şeyh Maksud Mahallesi’ne yönelik operasyonunu, konvansiyonel topçu atışlarıyla değil, havadan cerrahi müdahalelerle sonlandırdı.
Suriye Savunma Bakanlığı’ndan yapılan resmi açıklama, sahadaki dengelerin değiştiğini ve Tahran-Şam hattındaki askeri iş birliğinin boyutunu gözler önüne serdi.
“Ebabil”lerin Gölgesinde Operasyon: İran İHA’ları Sahada
Operasyonun en dikkat çekici detayı, kullanılan mühimmat ve teknoloji oldu. Bakanlık, Şeyh Maksud’daki SDG hedeflerinin vurulmasında İran yapımı kamikaze İHA’ların ve silahlı insansız hava araçlarının kullanıldığını açıkça belirtti.
Askeri uzmanlar, bu hamlenin iki stratejik mesaj taşıdığını belirtiyor:
Teknolojik Gövde Gösterisi: İran, bölgedeki İHA teknolojisinin etkinliğini, yoğun şehir içi çatışmalarda (Urban Warfare) test ederek dünyaya gösterdi.
Siyasi Mesaj: Şam yönetimi, Halep’in güvenliğini sağlarken en büyük müttefiki olan İran’ın sahadaki varlığını saklama gereği duymadı.
Tartışmalı Hedef: Camiler Neden Vuruldu?
Operasyonun uluslararası kamuoyunda ve İslam dünyasında en çok tartışılacak boyutu ise hedef alınan noktalar oldu. Suriye Savunma Bakanlığı, hava saldırılarında mahalledeki bazı camilerin vurulduğunu doğruladı.
Bakanlığın açıklamasında bu durum şöyle savunuldu:
“Terör örgütü SDG üyeleri, dini ve insani değerleri hiçe sayarak camileri birer karargah, mühimmat deposu ve gizlenme noktası olarak kullanmıştır. İbadethanelerin kutsallığı teröristler tarafından ihlal edilmiş, minareler keskin nişancı kulelerine dönüştürülmüştür. Bu nedenle, terk edilmiş binalar ve söz konusu camiler, meşru askeri hedef muamelesi görmüştür.”
Bu açıklama, SDG’nin sivil ve dini yapıları “kalkan” olarak kullanma stratejisine karşı, Şam’ın “topyekûn imha” doktrinini benimsediğini gösteriyor.
Terk Edilmiş Binalarda “Süpürme” Harekatı
İHA saldırılarının yarattığı şok dalgasının ardından, Suriye ordusuna bağlı özel kuvvetlerin (Kaplan Güçleri olarak bilinen birlikler) mahalledeki terk edilmiş binalara baskınlar düzenlediği bildirildi.
Harabe halindeki apartmanların bodrum katlarında ve tünellerde saklanan çok sayıda SDG üyesinin sağ olarak yakalandığı, direnenlerin ise etkisiz hale getirildiği belirtildi. Yakalanan militanların sorgularında, örgütün Halep içindeki hücre yapılanmasına dair kritik bilgilerin elde edildiği öne sürülüyor.
Halep’te “Çift Başlılık” Sona Erdi
Operasyonun en önemli sonucu ise Halep’in idari ve askeri bütünlüğünün sağlanması oldu. Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri, uzun süredir Şam yönetiminin kalbinde bir “dikeni” andırıyordu. Suriye bayrağının dalgalandığı ancak fiili kontrolün SDG’de olduğu bu bölgeler, zaman zaman rejim güçleriyle örgüt arasında çatışmalara sahne oluyordu.
Suriye Savunma Bakanlığı, “Kentteki kontrol tamamen Suriye Arap Ordusu’na geçmiştir” diyerek, Halep’teki “devlet içinde devlet” durumunun sona erdiğini ilan etti. Bu durum, Halep’in kuzeyinden Türkiye sınırına uzanan hatta da dengeleri değiştirecek bir gelişme olarak okunuyor.
Bölgesel Etkiler: Ankara ve Washington Ne Diyor?
SDG’nin Halep merkezinden tamamen çıkarılması, Ankara’nın terörle mücadele stratejisi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak bu temizliğin İran destekli milisler ve İran teknolojisiyle yapılması, Türkiye için “tehdidin şekil değiştirmesi” anlamına da geliyor.
Öte yandan, SDG’nin ana sponsoru konumundaki ABD’nin, Halep gibi Rusya ve Rejim kontrolündeki bir bölgede müttefiklerinin vurulmasına nasıl tepki vereceği merak konusu. Ancak Washington’ın Fırat’ın doğusuna odaklandığı bir dönemde, Halep’teki kayıpları “gözden çıkarılabilir hasar” olarak görmesi muhtemel.
Sonuç: Halep’te Yeni Sayfa, Yeni Riskler
Halep, 2026 yılına “tek bayrak, tek ordu” sloganıyla giriyor. İran İHA’larının gölgesinde sağlanan bu hakimiyet, Şam yönetimi için büyük bir zafer, SDG için ise şehir savaşlarında aldığı en ağır yenilgilerden biri.
Camilerin vurulması, savaşın acımasız yüzünü bir kez daha hatırlatırken; Halep sokakları patlama seslerinden arınsa da, İran’ın artan nüfuzu şehrin geleceği üzerinde yeni bir “gölge” olarak kalmaya devam edecek.











