Halep’te YPG’nin Tünel Ağı Ortaya Çıktı!;
Şeyh Maksud’da Ortaya Çıkan “Terör Metrosu” ve Asimetrik Tehdit
Suriye’de iç savaşın seyrini değiştiren Halep cephesinde, silah sesleri sustuktan sonra ortaya çıkan manzara, savaşın görünen yüzünün buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu kanıtladı. Suriye Ordusu’nun (SAA), terör örgütü YPG/SDG işgalinden kurtardığı stratejik Şeyh Maksud Mahallesi’nde yaptığı arama tarama faaliyetleri, akıl almaz bir mühendislik çalışmasını gün yüzüne çıkardı. Sivil yerleşimin altına örümcek ağı gibi örülen, kilometrelerce uzunluğundaki betonarme tüneller, örgütün Halep’in altına adeta ikinci bir şehir, bir “Terör Metrosu” inşa ettiğini belgeledi.
Halep’in kuzeyinde, Kürt nüfusun yoğun olduğu ve yıllardır YPG/SDG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) kalesi konumundaki Şeyh Maksud, uzun süren çatışmalar ve müzakereler sonucunda Şam yönetiminin kontrolüne geçti. Ancak rejim güçleri mahalleye girdiğinde, sokak barikatlarından çok daha tehlikeli bir yapıyla karşılaştı.
Askeri mühendislik birliklerinin tespit ettiği tünel girişleri, basit birer sığınak değil, profesyonelce tasarlanmış, lojistik ikmal hatları, hastaneler ve komuta merkezleri barındıran devasa bir yeraltı kompleksine açılıyordu.
Metro Sistemini Andıran “Betonarme” Ağ
Bulunan tüneller, örgütün kazma kürekle açtığı basit çukurlar olmaktan çok uzak. Görüntüler ve sahadan gelen raporlar, tünellerin tavan ve duvarlarının güçlendirilmiş beton bloklarla örüldüğünü gösteriyor. Bu yapı tarzı, tünellerin sadece geçiş için değil, ağır bombardımanlara (Bunker Buster bombaları hariç) dayanacak şekilde tasarlandığını kanıtlıyor.
Tünellerin genişliği ve yüksekliği, motosikletlerin ve küçük araçların rahatlıkla hareket edebileceği, mühimmat sevkiyatının hızlıca yapılabileceği boyutta. İçeride kurulan havalandırma sistemleri, elektrik hatları ve haberleşme kabloları, örgütün bu ağı “uzun süreli bir kuşatma” senaryosuna göre, adeta bir metro sistemi mantığıyla inşa ettiğini gösteriyor.
Sivil Altyapı Nasıl “Canlı Kalkan” Oldu?
Olayın uluslararası hukuk ve insan hakları boyutu ise çok daha vahim. Tünellerin güzergah haritası çıkarıldığında, örgütün bu ağı bilinçli olarak okullar, camiler, hastaneler ve çok katlı apartmanların altına kazdığı ortaya çıktı.
Bu stratejinin iki temel amacı var:
Kamuflaj: Sivil binaların yoğunluğu, tünel giriş ve çıkışlarının uydudan veya İHA’lardan tespit edilmesini imkansız hale getiriyor.
Canlı Kalkan: Örgüt, olası bir hava saldırısında tünellerin vurulması durumunda üzerindeki sivil binaların da çökeceğini bildiği için, sivilleri bir sigorta poliçesi gibi kullanıyor.
Şeyh Maksud sakinleri, yıllardır evlerinin altından gelen kazı seslerini duyduklarını ancak korkudan ses çıkaramadıklarını belirtiyor. Bu durum, YPG/SDG’nin sivil halkı rehin alan stratejisinin somut bir delili olarak kayıtlara geçti.
Asimetrik Savaşın “Vietnam Modeli”
Askeri uzmanlar, Şeyh Maksud’da ortaya çıkan bu yapıyı, Vietnam Savaşı’ndaki “Cu Chi” tünellerine veya Gazze’deki tünel ağlarına benzetiyor. YPG/SDG’nin bu mühendislik yeteneğini ve lojistik desteği nereden aldığı ise ayrı bir istihbarat konusu.
Kilometrelerce tünel için gereken binlerce ton çimento, demir ve elektrik malzemesinin, kuşatma altındaki veya çatışma bölgesindeki bir mahalleye nasıl sokulduğu sorusu, örgütün bölgedeki karmaşık ilişkiler ağını (bazen rejimle, bazen uluslararası güçlerle) nasıl kullandığını da sorgulatıyor.
Türkiye İçin Kritik Uyarı: Tel Rıfat ve Münbiç
Halep’in göbeğinde ortaya çıkan bu manzara, Türkiye’nin sınır güvenliği açısından da hayati bir uyarı niteliğinde. Ankara, uzun süredir Tel Rıfat ve Münbiç gibi YPG/SDG kontrolündeki bölgelerde benzer tünel ağlarının kazıldığını, örgütün sınır hattını yer altından birbirine bağlamaya çalıştığını dile getiriyordu.
Şeyh Maksud örneği, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olası bir kara harekatında karşılaşacağı “yeraltı tehdidinin” boyutunu somutlaştırdı. Bu tüneller, örgüt militanlarının bir noktadan diğerine görünmeden sızmasına, arkadan dolanma harekatlarına ve ani baskınlara olanak tanıyor.
Savaş Artık Sadece Yüzeyde Değil
Suriye Ordusu, Şeyh Maksud’da kontrolü sağlamış olabilir ancak ortaya çıkan tüneller, modern kent savaşlarının ne kadar karmaşık hale geldiğini gösteriyor. Bir mahalleyi almak için sadece sokakları temizlemek yetmiyor; artık o mahallenin altını, kanalizasyonlarını ve jeolojisini de fethetmek gerekiyor.
Şeyh Maksud’daki “Terör Metrosu”, YPG/SDG’nin bölgedeki varlığının sadece ideolojik veya askeri değil, aynı zamanda betona gömülmüş, sökülmesi zor ve maliyetli bir “altyapısal işgal” olduğunu kanıtlıyor. Bu tüneller imha edilse bile, yarattığı güvenlik paranoyası ve sivillerin altına döşenen “korku temelleri” uzun süre silinmeyecek.











