“İzler ve Düşler” Sergisi Kapılarını Açtı
İstanbul’un manevi kalbi Eyüpsultan, sanatın dönüştürücü gücüne ev sahipliği yapıyor. Galeri Eyüpsultan’da sanatseverlerle buluşan “İzler ve Düşler” sergisi, geçmişin somut izlerini geleceğin soyut düşleriyle harmanlayarak izleyiciyi çok katmanlı bir hafıza yolculuğuna çıkarıyor. Farklı disiplinlerden usta isimleri bir araya getiren sergi, 7 Şubat 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilir.
İSTANBUL (KÜLTÜR SANAT DOSYASI) — Sanat, sadece estetik bir haz aracı değil, aynı zamanda toplumların hafızasını diri tutan ve geleceği düşleyen bir köprüdür. Bu köprünün en yeni ve güçlü ayaklarından biri, 7 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’un tarihi dokusuyla büyüleyen semti Eyüpsultan’da kuruldu. Eyüpsultan Belediyesi’nin kültür sanat vizyonunun bir yansıması olarak Galeri Eyüpsultan’da açılışı gerçekleştirilen “İzler ve Düşler” sergisi, sanatseverlere yalnızca görsel bir şölen değil, aynı zamanda felsefi bir derinlik sunuyor.
Açılışına Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen’in de katıldığı sergi, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp kendi iç sesini duymak isteyenler için bir sığınak niteliğinde.

Küratoryal Vizyon: “İzlerin Düşe Dönüştüğü Yer”
Serginin küratörlüğünü üstlenen Nihal Konçu Akhuy ve Mehmet Akhuy, oluşturdukları seçkide “zaman” kavramını merkeze alıyor. Açılış töreninde yaptığı konuşmayla serginin kavramsal çerçevesini çizen Nihal Konçu Akhuy, mekanın ruhuyla eserlerin diyaloğuna dikkat çekti.
Akhuy konuşmasında, “Bugün burada, izlerin düşlere, düşlerin biçime dönüştüğü özel bir mekânda bir aradayız. Eyüpsultan yalnızca bir semt değil; inancın, hatıranın ve derin bir sükûnetin mekânıdır. Böyle bir yerde sanatı paylaşmak bizler için ayrı bir anlam taşıyor” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, sergilenen eserlerin sadece duvarda asılı nesneler olmaktan çıkıp, Eyüpsultan’ın yüzyıllara dayanan manevi atmosferiyle bütünleşen birer hikaye anlatıcısına dönüştüğünü gösteriyor.

Disiplinlerarası Bir Buluşma: Fırçadan Toprağa
“İzler ve Düşler”, tek bir sanat disiplinine sıkışıp kalmayı reddeden, çoğulcu bir yapıya sahip. Resim, mozaik, seramik ve çini gibi birbirinden teknik ve malzeme olarak ayrışan, ancak özünde “dönüşüm” temasında birleşen sanat dalları bu sergide bir araya geliyor.
Sergideki her bir disiplin, temanın farklı bir boyutunu ele alıyor:
Resim: Sanatçının anlık duygusunun, fırça darbeleriyle tuvale bıraktığı “iz” olarak karşımıza çıkıyor.
Mozaik: Parçalanmışlığın, sabır ve estetikle bir araya gelerek oluşturduğu “bütünlüğü” temsil ediyor.
Seramik ve Çini: Toprağın ateşle imtihanından geçen, fiziksel bir “dönüşümü” simgeliyor. Küratör Akhuy’un deyimiyle, “Çinide geleceğe taşınan renkli izler”, geleneksel olanın modern düşlerle nasıl yeniden yorumlandığını kanıtlıyor.
Sanatçı Kadrosu ve Eserlerin Dili
Sergi, alanında yetkin sanatçıların eserlerini bir araya getiriyor. Süha Semerci, Mustafa Şanlı, Mümin Candaş, Orhan Zafer, Lale Öztürk, Hediye Kızılay ve Pınar İlhan Köse; kendi tekniklerini “hafıza ve düş” kavramları etrafında konuşturuyor.
Ziyaretçiler, sergiyi gezerken bir eserde geçmişin melankolik bir izini sürerken, hemen yanındaki bir başka eserde geleceğe dair umut dolu bir düşle karşılaşabiliyor. Bu zıtlıkların uyumu, serginin dinamizmini oluşturuyor. Sanatçılar, izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp, “Kendi izlerinizi ve düşlerinizi hatırlayın” çağrısıyla aktif bir katılımcıya dönüştürmeyi hedefliyor.

Açılışta Klasik Müzik Rüzgarı
Serginin açılış atmosferi, görsel sanatların işitsel sanatlarla desteklendiği zarif bir dinletiyle taçlandırıldı. Klasik müzik dinletisi, Galeri Eyüpsultan’ın akustiğinde yankılanarak eserlerin yarattığı duygusal etkiyi pekiştirdi.
Müzisyenler Osman Berrak (Flüt), Selçuk Kundakçı (Keman), Serkan Eray (Gitar) ve Elif Berrak (Piyano); icra ettikleri eserlerle açılışa katılan davetlilere unutulmaz anlar yaşattı. Müziğin ritmi ile tablolardaki renklerin dansı, açılış kokteylini bir sanat performansına dönüştürdü.
Neden Ziyaret Edilmeli?
“İzler ve Düşler”, İstanbul’un yoğun temposunda bir “es” vermek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat. Eyüpsultan gibi tarihsel katmanların çok yoğun olduğu bir bölgede, modern sanatın ve geleneksel dokunuşların harmanlandığı bu sergi, mekana özgü bir deneyim sunuyor.
Sergi, 7 Şubat 2026 tarihine kadar açık kalacak. Sanatseverlerin, hem Eyüpsultan’ın mistik havasını solumak hem de hafıza ile gelecek arasında kurulan bu estetik köprüden geçmek için Galeri Eyüpsultan’ı rotalarına eklemeleri öneriliyor.











