Oran Yüzde 7’ye Yaklaştı
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağının en sık görülen nöro gelişimsel bozuklukları arasında yer alıyor. Erken çocukluk döneminde başlayıp, çoğu zaman yetişkinlik yıllarında da etkisini sürdüren DEHB, eğitim hayatından iş yaşamına, sosyal ilişkilerden günlük hayata kadar geniş bir alanda zorluklara yol açabiliyor.
Erken Tanı ve Yönetim
Erken tanı, aile desteği ve kişiye özgü terapi planları ile DEHB’nin yönetilebilir bir durum olduğunu vurgulayan Auto Train Brain CEO’su Dr. Günet Eroğlu, “Beyin dalgalarını takip ederek kişinin dikkat, odaklanma ve öz denetim becerilerini geliştirmeyi hedefleyen nöro geribildirim gibi yöntemler, belirtilerin yönetilmesinde olumlu bir yaklaşım sunuyor” dedi.

Belirtiler ve Yanlış Anlamalar
Ders sırasında birkaç dakika içinde dikkatinin dağılması, ödevine başlamak için defalarca hatırlatma gerektirmesi veya sırada beklerken sabırsızca yer değiştirmesi gibi durumlar, ebeveynler tarafından “ilgisizlik” ya da “yaramazlık” olarak etiketlenebiliyor. Ancak bu tür davranışlar, beynin dikkat ve öz denetim mekanizmalarındaki gelişimsel farklılıkların bir yansıması olarak ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’deki DEHB Oranı
Son yıllarda DEHB’nin Türkiye’de görülme oranı, Sağlık Bakanlığı verilerine göre çocukluk çağında yüzde 5–7 arasında seyretmektedir. Erkek çocuklarda, kız çocuklara göre 2-3 kat daha fazla tanı konulmaktadır. Dünya genelinde de DEHB tanılarında önemli bir artış yaşanıyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık altı milyon çocuğu etkileyen DEHB, her 11 çocuktan birini etkilemektedir. Avustralya’da ise 2013-2020 yılları arasında DEHB teşhisi konanların sayısı iki katından fazla artmıştır.

Beyin Antrenmanı Yöntemleri
Artan tanı oranlarının, etkili müdahale yöntemlerine olan ihtiyacı beraberinde getirdiğine dikkat çeken Dr. Eroğlu, “İlaç tedavileri ve davranışçı terapilerle birlikte, kişinin kendi beyin dalgalarını gerçek zamanlı olarak gözlemleyip öz düzenlemeyi öğrenmesini sağlayan nöro geribildirim gibi yenilikçi yaklaşımlar, DEHB yönetiminde önemli bir destekleyici olabiliyor. Bu yöntem, bireye adeta bir ‘beyin antrenmanı’ yaptırarak, dikkati sürdürme, dürtüselliği yönetme ve odaklanma becerilerini güçlendirme imkanı sunuyor,” dedi.
Nöro Geribildirim Süreci
Kişinin anlık beyin sinyalleri, izlediği bir video veya dinlediği müzik gibi medya içeriğine dönüştürülerek geri bildirim olarak sunulur. Örneğin, dikkat arttıkça görüntü netleşir veya ses daha akıcı hale gelir. Bu süreç sayesinde beyin, kendi aktivitesini tanımayı ve düzenlemeyi öğrenir. Düzenli ve kişiye özel yapılan bu antrenmanlarla, odaklanmadan sorumlu beyin dalgaları güçlendirilirken, dürtüsellik ve dağınıklıkla ilişkili olanlar etkin bir şekilde yönetilir.
DEHB, çocukların yaşam kalitesini etkileyen önemli bir durum. Erken tanı ve etkili yönetim yöntemleri ile bu durumun üstesinden gelmek mümkün. Dr. Eroğlu’nun belirttiği gibi, nöro geribildirim gibi yenilikçi yaklaşımlar, DEHB yönetiminde önemli bir rol oynamakta. Bu tür yöntemlerle, çocukların dikkat ve odaklanma becerileri geliştirilebilir, böylece hayatları üzerinde olumlu etkiler yaratılabilir.











