Lojistik sektörü, küresel ticaretin bel kemiği olmasının yanı sıra karbon emisyonlarının yönetimi konusunda da en kritik sektörlerin başında geliyor. Yarım asra yaklaşan köklü geçmişiyle sektörün öncü oyuncularından biri olan Boltas, değişen dünya dinamiklerine ve iklim krizinin getirdiği zorunluluklara “yeşil lojistik” vizyonuyla yanıt veriyor. Firma, çevresel etkileri en aza indirmeyi hedeflerken, sürdürülebilirliği sadece bir sosyal sorumluluk projesi olarak değil, operasyonel verimliliğin anahtarı olarak görüyor.
Veriye dayalı yönetim ve emisyon azaltımı
Boltas, sürdürülebilirlik hedeflerini somut verilerle destekleyen bir strateji izliyor. “Ölçülemeyen yönetilemez” ilkesinden hareketle, her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlaması gerçekleştiren firma, çevresel performansını şeffaf bir şekilde takip ediyor. Bu raporlamalar ışığında yapılan iyileştirmeler, şirketin karbon nötr bir geleceğe giden yol haritasını belirliyor.
Taşımacılık kaynaklı emisyonların düşürülmesi noktasında ise filo modernizasyonu büyük önem taşıyor. Boltas, filosunda EURO 6 motorlu araç kullanımını teşvik ederek, zararlı gaz salımını minimum seviyeye indirmeyi hedefliyor. Bu hamle, sadece çevreyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda uluslararası taşımacılık standartlarına tam uyum sağlanmasına da olanak tanıyor.
Tescilli başarı ve sıfır atık vizyonu
Şirketin bu alandaki kararlılığı, resmi makamlarca da tescillenmiş durumda. Boltas, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Yeşil Lojistik Yetki Belgesi‘ni 2023 yılında alarak, sektördeki öncü konumunu pekiştirdi.
Sürdürülebilirlik anlayışını sadece yollarda değil, ofis ve depo süreçlerinde de uygulayan firma, Sıfır Atık Yönetim Sistemi ile entegre bir çevre politikası yürütüyor. Geri dönüştürülebilir atıkların kaynağında ayrıştırılması ve ilgili tesislere gönderilmesi, şirketin ekolojik ayak izini küçültme çabalarının önemli bir parçası. Ayrıca ofislerde ve depolarda enerji tasarruflu aydınlatma ve cihazların kullanılması, enerji verimliliğini artıran diğer unsurlar arasında yer alıyor.
Dijitalleşme ve yenilenebilir enerji yatırımları
Boltas Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, yeşil lojistiğin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna dikkat çekiyor. Çobanoğlu, sürdürülebilirliği rekabet avantajı ve kurumsal itibarın bir bileşeni olarak gördüklerini belirterek şunları kaydediyor:
“Müşterilerimizin tedarik zincirlerinde düşük karbonlu çözümlere yönelmesi, sürdürülebilir uygulamaların lojistik sektöründe artık standart haline geldiğini gösteriyor. Biz de mevcut önlemlerimizi daha ileri taşımak adına gelecek yatırımlarımızı güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurguluyoruz.”
Dijital dönüşüm, Boltas’ın yeşil stratejisinin bir diğer ayağını oluşturuyor. Evrak gerektiren süreçlerin dijital ortama taşınmasıyla kağıt tüketimi ciddi oranda azaltılırken, iş süreçlerinde hız ve verimlilik artışı sağlanıyor.
Hibrit teknoloji ve intermodal çözümler
Geleceğe yönelik planlamalarında teknolojiyi merkeze alan Boltas, sektörde fark yaratacak iş birliklerine de imza atıyor. Ro-Ro taşımalarında hibrit motor teknolojisine sahip gemileri bulunan iş ortaklarıyla çalışılması, deniz taşımacılığındaki karbon yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Ayrıca karayoluna alternatif olarak geliştirilen intermodal (karma) taşımacılık faaliyetleri, yakıt ve enerji tüketimini optimize ederek karbon salımını düşüren bir diğer stratejik hamle olarak öne çıkıyor.
Boltas, yarım asırlık tecrübesini çevre dostu teknolojilerle harmanlayarak, lojistik sektörünün yeşil dönüşümüne öncülük etmeye ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaya kararlı görünüyor.











