Bahçeli’den Ezber Bozan “Statü” Çıkışı: Terörsüz Türkiye Vizyonu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı açıklamalar, Türk siyasetinde yeni bir tartışma dalgası başlattı. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda terör örgütü PKK’nın tamamen tasfiye edilmesi ve silah bırakması sürecine dair somut öneriler sundu. Konuşmasının en dikkat çekici noktası ise terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan için bir “statü” tanımlanması gerektiğini savunması oldu. Bahçeli, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için bu meselenin görmezden gelinemeyeceğini, hukuki ve siyasi bir çerçeveye oturtulması gerektiğini vurguladı.
Bahçeli, bu sürecin kurumsallaşması adına “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” adında bir mekanizma kurulmasını teklif etti. Bu yapının temel amacının silahların tamamen susması, terörün ülke gündeminden ebediyen çıkarılması ve siyasetin terör vesayetinden arındırılması olduğunu belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi lideri, bu adımların bir taviz veya teslimiyet değil, aksine devletin geleceğini garanti altına alan ve kardeşlik hukukunu pekiştiren stratejik bir hamle olduğunu savundu.
Bölgesel Riskler ve İç Cephenin Tahkimi
Konuşmasında dış politikadaki gerilimlere de geniş yer ayıran Bahçeli, Orta Doğu’da tırmanan ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin Türkiye için ciddi ekonomik ve güvenlik riskleri taşıdığına dikkat çekti. Hürmüz Boğazı’ndaki bir sarsıntının Türkiye’deki çiftçinin mazot fiyatından vatandaşın mutfağına kadar her şeyi etkilediğini hatırlatan Bahçeli, “dışarıda yangın varken içeride huzur bulunamaz” mesajını verdi. Bu bağlamda, terörün tasfiyesinin sadece bir asayiş meselesi değil, dış müdahalelere karşı “iç cephenin” tahkim edilmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselelerine de değinen Bahçeli, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un “Napolyonculuk” heveslerine sert tepki gösterdi. Türkiye’nin bölgedeki meşru haklarından asla vazgeçmeyeceğini belirterek, Kıbrıs’ın bir milli mesele olduğunu ve adadaki demografik yapıyı bozmaya yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini hatırlattı. Türkiye’nin diplomasiden yana olduğunu ancak milli çıkarlar söz konusu olduğunda geri adım atmayacağını güçlü bir dille yineledi.
Kalkınma ve Toplumsal Kardeşlik Vurgusu
Bahçeli’nin vizyonunda “Terörsüz Türkiye”, ekonomik ve teknolojik bir sıçramanın da anahtarı olarak konumlanıyor. Yıllardır terörle mücadeleye harcanan devasa kaynakların artık eğitime, sağlığa, tarıma ve yüksek teknolojiye aktarılması gerektiğini söyleyen MHP lideri, Güneydoğu Anadolu’nun sadece güvenlik raporlarıyla değil, gastronomi, ticaret ve sanayi ile anılacağı bir gelecek tasvir etti. Diyarbakır’dan Hakkâri’ye kadar tüm bölgenin birer üretim merkezi haline gelmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasını Hıdırellez’in birleştirici ruhuna atıfta bulunarak sonlandıran Bahçeli, 2025 yılı için koyduğu “PKK’nın tasfiyesi” hedefinin arkasında durduğunu belirtti. TBMM çatısı altında tüm siyasi partilerin bu sürece katkı sunması gerektiğini ifade ederken, şehitlerin hatırasını incitmeden, milli dayanışma içinde hareket edilmesi çağrısında bulundu. Bahçeli’ye göre Türkiye, geçmişin düğümlerini çözerek kendi yüzyılını inşa etmek için bu tarihi eşiği aşmak zorundadır.











