Hamaney’in Sözü, Devletin Taahhüdü
İran siyasetinde nükleer program meselesi yalnızca teknik ya da diplomatik bir başlık değil; aynı zamanda ahlaki, dini ve siyasal meşruiyet tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bu çerçevede, İran’ın dini lideri Ayetullah Hamaney’in nükleer silahlanmaya ilişkin açıklamaları, ülke içinde olduğu kadar uluslararası kamuoyunda da yakından takip ediliyor.
Bu açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, dikkat çekici bir vurgu yaparak, toplumun lideri konumundaki bir ismin siyasetçiler gibi “günü kurtaran söylemlerle” konuşmayacağını ifade etti. Pezeşkiyan’a göre, liderin sözü, devletin niyetini ve yönünü yansıtan en güçlü teminattır.
“Liderin Sözü, Sözlerin En Ağır Olanıdır”
Pezeşkiyan’ın değerlendirmeleri, İran siyasal kültüründe liderlik kavramına yüklenen anlamı bir kez daha gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı, Hamaney’in nükleer silahlar konusundaki taahhüdünün sıradan bir politik beyan olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
“Güç, silahın miktarında değil; sözün ağırlığındadır.”
Bu anlayışa göre, dini liderin verdiği bir söz yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de bağlayan bir ahlaki çerçeve oluşturuyor. Pezeşkiyan, bu noktada güven kavramının altını çizerek, toplumun bu taahhütlere inanmasının ulusal birlik açısından hayati olduğunu dile getirdi.
Nükleer Program: Güç mü, Sorumluluk mu?
İran’ın nükleer hedefleri uzun yıllardır uluslararası baskı, yaptırımlar ve müzakereler eşliğinde tartışılıyor. Ancak Pezeşkiyan’a göre mesele yalnızca dış politika denklemine indirgenemez.
Cumhurbaşkanı, Hamaney’in duruşunun, nükleer programın savunma ya da saldırı aracı değil, ülkenin bilimsel ve teknolojik gelişiminin bir parçası olarak konumlandırıldığını gösterdiğini savundu.
“Devletler silahlarıyla korku salar, ilkeleriyle saygı kazanır.”
Bu yaklaşım, İran’ın nükleer faaliyetlerine dair duyulan kuşkulara karşı etik bir zemin oluşturmayı amaçlıyor.
Toplumsal Güven ve Liderlik
Pezeşkiyan, liderin sözlerinin toplum nezdinde taşıdığı anlamın altını çizerken, güvenin bir ülkenin görünmez sermayesi olduğunu ifade etti. Ona göre, liderin net ve tutarlı duruşu, yalnızca siyasi istikrarı değil, aynı zamanda toplumsal huzuru da besliyor.
“Bir toplum, liderine güvendiği sürece ayakta kalır.”
Bu bağlamda, Hamaney’in açıklamalarının ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, İran’ın nükleer hedeflerine ilişkin tartışmaların şeffaflık ve sorumluluk ekseninde yürütülmesi çağrısında bulundu.











