USD45,41
%0.24
EURO53,57
%0.56
EURO/USD1,18
%0.52
BIST15.062,65
%0.15
Petrol100,57
%0.51
GR. ALTIN6.875,62
%0.87
BTC3.632.907,80
%0.49
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. Washington’da şok ifşaat!

Washington’da şok ifşaat!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Maduro’nun Reddettiği Teklif: Türkiye’de Hapis Olabilirdi!

Dünya siyaseti, ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği yıldırım operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’in tutuklanarak New York’a getirilmesinin şokunu atlatmaya çalışırken; Washington’dan gelen yeni bir açıklama, krizin “bilinmeyen” diplomatik boyutunu gözler önüne serdi. ABD siyasetinin en etkili isimlerinden, Cumhuriyetçi Parti’nin “şahin” kanadını temsil eden Senatör Lindsey Graham, operasyon düğmesine basılmadan hemen önce Maduro’ya sunulan ancak reddedilen “Altın Çıkış Planı”nı ifşa etti.

Amerikan medyasına konuşan Graham, Maduro’nun bugün bir federal hapishane hücresinde değil; diplomatik bir anlaşma çerçevesinde Türkiye’de olabileceğini belirterek, “Tarihi bir fırsatı kibri yüzünden tepti” yorumunda bulundu. Bu açıklama, operasyon öncesinde Beyaz Saray ile Miraflores Sarayı arasında yürütülen “arka kapı” diplomasisinin detaylarını ilk kez gün yüzüne çıkardı.

Operasyon Öncesi Son Teklif: “Git ve Özgür Kal”

Lindsey Graham’ın açıklamalarına göre, CIA ve ABD Dışişleri Bakanlığı, askeri müdahalenin maliyetini ve risklerini göze almadan önce Maduro yönetimine çok net bir ültimatom ve aynı zamanda bir “çıkış stratejisi” sundu.

Planın özü şuydu: Nicolás Maduro, iktidarı barışçıl bir şekilde ABD’nin belirleyeceği geçici yönetime devredecek, buna karşılık kendisi ve ailesi hakkında ABD’de hazırlanan “narko-terör” iddianameleri askıya alınacaktı. Graham, bu noktada Maduro’ya üçüncü bir ülkeye gitme şansı tanındığını belirtti. İşte o “üçüncü ülke” opsiyonu, Türkiye’ydi.

“Hapis Hayatını Türkiye’de Yaşayabilirdi”

Senatör Graham, Maduro’nun içinde bulunduğu durumu değerlendirirken şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

“Maduro’ya bir seçenek sunulmuştu ve bu seçenek masadaydı. Eğer akıllı davransaydı, şu an New York’un soğuk bir tecrit hücresinde değil; belki de Türkiye’de, Boğaz manzaralı bir evde ‘sürgün hayatı’ (hapis hayatı) yaşıyor olabilirdi. Biz ona onurlu bir mağlubiyeti ve lüks bir emekliliği teklif ettik. Ama o, ABD’nin kararlılığını test etmeyi ve bize meydan okumayı seçti. Şimdi bunun bedelini özgürlüğüyle ödüyor.”

Graham’ın “hapis hayatı” ifadesini, Türkiye’de gözetim altında tutulacak bir “ev hapsi” veya “zorunlu ikamet” (sürgün) anlamında kullandığı belirtiliyor.

Neden Türkiye Seçeneği Masadaydı?

Graham’ın ifşası, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından mercek altına alındı. ABD’nin neden Türkiye seçeneğini masaya sürdüğü konusunda çeşitli teoriler öne çıkıyor:

  1. Güven İlişkisi: Ankara ve Caracas arasında son yıllarda gelişen yakın siyasi ve ekonomik ilişkiler, Maduro’nun Türkiye’ye güven duymasını sağlayabilecek bir faktördü.

  2. Arabuluculuk Rolü: Türkiye’nin daha önce Rusya-Ukrayna savaşında ve çeşitli rehine takaslarında üstlendiği başarılı arabuluculuk rolü, Washington’ın gözünde Ankara’yı “güvenli bir çıkış kapısı” haline getirdi.

  3. Yumuşak Geçiş: ABD, Maduro’nun Küba veya Rusya’ya gitmesi yerine, NATO müttefiki olan Türkiye’de “kontrol altında” bir sürgün yaşamasını stratejik olarak daha kabul edilebilir bulmuş olabilir.

Kibir ve Yanılgı: Maduro Neden Reddetti?

Peki, Maduro bu “hayat kurtarıcı” teklifi neden reddetti? Graham’a göre bunun tek bir cevabı var: “Gerçeklikten kopuş.”

İstihbarat raporlarına göre Maduro, Rusya ve Çin’in ABD’nin olası bir askeri harekatını engelleyeceğine veya ABD ordusunun Venezuela topraklarına girmeye cesaret edemeyeceğine inanıyordu. Ayrıca, “El Topo” (Köstebek) olayıyla kendi yakın çevresinin ihanet içinde olduğundan habersizdi. Graham, “Ona atılan can simidini, bir tuzak zannetti. Oysa o simit, onun hayatta kalma biletiydi” diyerek, Maduro’nun stratejik körlüğüne dikkat çekti.

Boğaz Manzarasından “Süpermax” Hücresine

Lindsey Graham, konuşmasının sonunda Maduro için artık tüm köprülerin atıldığını vurguladı. ABD yargı sisteminin çarklarının dönmeye başladığını belirten Senatör, Maduro’nun gelecekteki adresini de işaret etti: ADX Florence.

Colorado eyaletinde bulunan ve “Alcatraz’ın modern versiyonu” olarak bilinen bu yüksek güvenlikli hapishane, El Chapo gibi uyuşturucu baronlarının ve terör suçlularının tutulduğu yer. Graham, “Türkiye’de lüks bir sürgün yerine, günde 23 saat beton bir hücrede güneş ışığı görmeden yaşayacak. Bu, onun kendi tercihiydi” diyerek sözlerini tamamladı.

Değişen Dengeler ve Ankara’nın Rolü

Bu ifşaat, Türkiye’nin küresel krizlerdeki kilit rolünü bir kez daha teyit ederken, Maduro’nun dramatik sonunun sadece askeri bir yenilgi değil, aynı zamanda diplomatik bir intihar olduğunu gösteriyor.

Venezuela lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın “uygun zaman” dediği belirsizliğe ve ABD yargısının soğuk yüzüne teslim olurken; tarih, reddedilen o “Türkiye planını” Maduro’nun kariyerindeki en büyük pişmanlık olarak not düşecek.

Washington’da şok ifşaat!

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.