CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından organize edilen ve hükümetin kayyım politikalarına karşı bir tepki niteliği taşıyan “Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü”nün ilki Şişli’de geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Şişli Atatürk Müzesi önünde toplanan kalabalık, ellerinde halk iradesine vurgu yapan pankartlarla Şişli Belediyesi binasına kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca vatandaşlar, yerel yönetimlere atanan kayyımların demokratik seçme ve seçilme hakkına zarar verdiğini belirterek “Kayyımlar gidecek, biz kalacağız” ve “İradene sahip çık” sloganları attı.
Halk İradesine Dayalı Bir Dayanışma Mesajı
Yürüyüşün en dikkat çeken anlarından biri, görevden uzaklaştırılarak yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in alana gelmesi oldu. Şişli halkına destek vermek için orada olduğunu belirten Özer, yerel yönetimlerde yaşanan bu süreci “halk iradesinin gaspı” olarak nitelendirdi. Şişli’de yaşanan durumu bir “garabet” olarak tanımlayan Özer, demokratik değerlerin korunması için dayanışmanın önemine dikkat çekerek bu uygulamanın bir an önce son bulması gerektiğini vurguladı.
Silivri’den Gelen Kararlılık Mesajı
Yürüyüşün sonunda, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mesajı kalabalığa okundu. Şahan mesajında, 14 aydır süren tutukluluk sürecine rağmen halkla arasındaki bağın kopmadığını ve sokaklardan yükselen dayanışma sesini Silivri’deki hücresinde hissettiğini belirtti. Kendisini Şişli’den ve halkçı belediyecilik anlayışından koparmaya çalışanların başarılı olamayacağını ifade eden Şahan, bu yürüyüşün sadece bir belediye başkanına değil, Cumhuriyet’in temel ilkelerine ve sandığın iradesine sahip çıkmak anlamına geldiğini dile getirdi.
Kayyıma Kayyım Atanan Dönem
Mesajında Şişli’ye yönelik yeni idari tasarruflara da değinen Resul Emrah Şahan, Türkiye siyasi tarihinde bir ilk olarak nitelendirdiği “kayyıma kayyım atanması” durumuna dikkat çekti. Bu durumun sıradan bir görev değişimi olmadığını savunan Şahan, asıl amacın kayyım düzenini normalleştirmek ve kurumsallaştırmak olduğunu iddia etti. Seçilmişlerin yerine atanmışların getirilmesinin halkın kararlarını değersizleştirdiğini belirten belediye başkanı, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüyle itirazlarının hukuki ve toplumsal temelini hatırlattı.











