USD45,04
%0.19
EURO52,85
%0.28
EURO/USD1,17
%0.31
BIST14.409,07
%0.51
Petrol105,90
%0.79
GR. ALTIN6.815,04
%0.53
BTC3.513.629,17
%0.72
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Hüseyin Tokmak
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Fenerbahçe den Anlamlı Mesaj

Fenerbahçe den Anlamlı Mesaj

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu Yarış Burada Bitmez

Şampiyonluk yarışının en keskin virajlarından birindeyiz. Kağıt üzerinde “zorlu deplasman” olarak işaretlenen, atmosferiyle ve rakibin direnciyle her zaman sürprize açık olan Kocaeli deplasmanı, dün gece Fenerbahçe için bir sınav niteliğindeydi. Maçın son düdüğü çaldığında tabelada yazan skor ve sahadaki oyun, bize tek bir şeyi haykırıyordu: Bu yarış daha bitmedi ve Fenerbahçe, kalitesiyle “ben buradayım” dedi.

“Bal Yapmayan Arı” ve Sabır Oyunu

Maçın başlama düdüğüyle birlikte, beklendiği gibi coşkulu bir ev sahibi ve oyunu kendi sahasında kabul eden bir Fenerbahçe izledik. İlk 30 dakikalık bölümde sarı-lacivertliler, tabiri caizse “kış uykusunda” gibiydi. Tutuk, ürkek ve üretkenlikten uzak bir görüntü çizdiler.

Ancak futbolun değişmez bir kuralı vardır: Topa sahip olmak, oyuna hakim olmak demek değildir. Kocaeli cephesi, bu bölümde topun hakimiydi belki ama “bal yapmayan arı” misali, vızıltısı çok fakat icraatı yoktu. Temaslı oyunları, hırslı başlangıçları Fenerbahçe’yi sindirmeye yönelikti ancak net bir pozisyon üretmekte zorlandılar. Fenerbahçe ise bu baskıyı tecrübesiyle absorbe etmeyi başardı ve maçın kırılma anını sabırla bekledi.

Asensio: Kalite Asla Tesadüf Değildir

İlk yarım saatin ardından ibre tersine döndü. Fenerbahçe, rakip sahada topa basmaya, oyunu kontrolüne almaya başladı. İşte tam bu noktada, o meşhur futbol klişesi vücut buldu: “Kalite tesadüf değildir.”

Oyunun sıkıştığı, kilidin bir türlü açılamadığı anlarda sahneye çıkan isim Marco Asensio oldu. Büyük oyuncular, büyük maçlarda değil, “zor” anlarda ortaya çıkar. Asensio, jeneriklik bir golle sadece takımını öne geçirmekle kalmadı, aynı zamanda Kocaeli’nin tüm direncini psikolojik olarak kırdı. Sol ayağının o sihirli dokunuşu, şampiyonluk yolunda kritik bir eşiğin aşılmasını sağladı. Bu gol, Fenerbahçe’nin maçtaki özgüvenini tazeleyen en önemli kıvılcımdı.

İkinci Yarıda Semedo Rüzgarı ve Nene’nin Bitiriciliği

İkinci yarıyla birlikte bambaşka bir senaryo izledik. İlk yarıdaki tutukluğunu üzerinden atan Fenerbahçe, özellikle kanat organizasyonlarında ders niteliğinde işler yaptı. Burada parantez açılması gereken isim şüphesiz Semedo.

Sağ koridoru bir otoban gibi kullanan, hem savunmada hem de hücumda bitmek bilmeyen bir enerjiyle oynayan Semedo, gecenin yıldızlarından biriydi. Nene’nin attığı golde yaptığı asist, sadece bir pas değil, oyun görüşünün ve zamanlamanın mükemmel bir örneğiydi. Nene ise usta işi bitiriciliğiyle fişi çeken isim oldu. Bu ikilinin uyumu, Fenerbahçe’nin hücum zenginliğinin en somut kanıtıydı.

Kalede Bir Dev: Ederson ve Tedesco’nun Dokunuşu

Futbol sadece atmaktan ibaret değildir, bazen de tutmak gerekir. Fenerbahçe kalesinde Ederson, özellikle ikinci devrede adeta devleşti. Kocaeli’nin umutlanabileceği anlarda yaptığı kritik kurtarışlarla takımını ayakta tuttu. “Atanın ve tutanın iyi olacak” sözünü dün gece Ederson bir kez daha doğruladı.

Teknik direktör Tedesco’ya gelince… Domenico Tedesco, nihayet “fabrika ayarlarına” döndü diyebiliriz. Takımı kurgularken macera aramak yerine, elindeki malzemenin en verimli haline odaklandı. Özellikle yaptığı oyuncu değişiklikleri nokta atışıydı. Giren her oyuncu katkı verdi, oyunun temposunu Fenerbahçe lehine ayarladı. Bu, kenar yönetiminin maçı ne kadar iyi okuduğunun bir göstergesiydi.

Hakem ve Ev Sahibinin Kondisyon Sorunu

Maçın gölgede kalan yanlarına da değinmek gerek. Hakem yönetimi maalesef sınıfı geçemedi. Pozisyonlara olan uzaklığı, faul standartlarındaki tutarsızlığı ve takdir haklarını yanlış kullanması, maçın kalitesine gölge düşürdü. Formsuz bir hakem performansı izledik.

Diğer tarafta Selçuk Hoca ve öğrencileri… İyi niyetli, hırslı ve istekli bir Kocaeli vardı sahada. Ancak modern futbol artık sadece istemekle oynanmıyor. Takımın kondisyon yetersizliği, özellikle maçın 60. dakikasından sonra bariz şekilde hissedildi. İkinci yarılarda oyundan düşme hastalığı, Selçuk İnan’ın acilen çözmesi gereken bir problem olarak masada duruyor.

Son Söz: Bu Yarış Burada Bitmez!

Sonuç olarak Fenerbahçe, kağıt üzerinde “çok zor” görünen bir deplasmanı, kalitesi ve tecrübesiyle “kolay” bir galibiyete dönüştürdü. Asensio’nun klası, Semedo’nun enerjisi, Ederson’un güveni ve Tedesco’nun doğru hamleleri geceye damga vurdu.

Bu galibiyet sadece 3 puan değil, aynı zamanda rakiplere verilmiş bir mesajdır. Fenerbahçe, bu yarışta sonuna kadar var olacağını, zorlukları kolaya çevirecek güce sahip olduğunu kanıtladı. Kimse erken hüküm vermesin; bu yarış daha bitmez!

Fenerbahçe den Anlamlı Mesaj