USD45,06
%0.04
EURO52,72
%-0.19
EURO/USD1,17
%-0.25
BIST14.513,91
%-0.55
Petrol104,45
%2.71
GR. ALTIN6.682,55
%-1.44
BTC3.447.718,57
%-1.63
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. İstanbul Modern Sinema, Locarno Film Festivali’ni Ağırlıyor

İstanbul Modern Sinema, Locarno Film Festivali’ni Ağırlıyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Özgün Sesler ve Temalar

İstanbul Modern Sinema, 78’inci Locarno Film Festivali’nin özgün seslerini ‘sinemasal bir köprü kurarak’ üçüncü kez İstanbul’a taşıyor. Farklı coğrafyalardan on film, kimlik, bellek, göç ve dayanışma temalarıyla bugünün dünyasını ortak duyguda buluşturuyor.

Festivalin Detayları

Bağımsız sinemanın dünyadaki en köklü savunucularından Locarno Film Festivali, bu yıl 3’üncü kez İstanbul’a konuk oluyor. 20-30 Kasım tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da gerçekleştirilecek program, İsviçre’nin Locarno kentinden Türkiye’ye uzanan ‘sinemasal bir köprü’ kuruyor. Goethe Institut Istanbul, İsviçre İstanbul Başkonsolosluğu ve Avusturya Kültür Ofisi desteğiyle düzenlenen seçkideki tüm filmler, Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşturulacak.

Locarno Film Festivali’nin Önemi

Locarno, bu yıl 78’inci yaşını kutladı. Dünya film festivalleri haritasında özgün bir yeri olan festival, yalnızca uluslararası yapımlarıyla değil, biçimsel ve tematik cesaretiyle de sinema tarihinde özel bir konumda. İstanbul Modern Sinema Küratörü Müge Turan, bu birlikteliğin neden önemli olduğunu şöyle anlatıyor: “Locarno, sinemanın hem ideolojik hem ticari yönünü dengeleyen ama her şeyden önce sinemayı bir sanat dalı olarak savunan bir festival. Biz de bu seçkiyle sinemanın yeni ve özgün seslerine yer açmayı, izleyiciyi sinemanın dönüştürücü gücüyle yeniden buluşturmayı amaçlıyoruz.”

Estetik Yakınlık ve İşbirliği

İstanbul Modern ile Locarno Film Festivali arasındaki işbirliği artık bir gelenek. Üç yıldır süren bu ortaklığın ardında yalnızca bir program alışverişi değil, estetik bir yakınlık da var. Turan, iki kurumun “sinema anlayışında ortak bir zemin” bulduğunu söylüyor: “Bu süreçte karşılıklı güven, sinemaya aynı yerden bakabilmemizle güçlendi. Her iki kurum da özgün seslere, biçimsel cesarete ve sinemanın dönüştürücü gücüne inandığı için bu işbirliği doğal bir ortaklığa dönüştü.”

Programda Öne Çıkan Filmler

Bu yılki programda Filistin’den Kanada’ya, Japonya’dan İsviçre’ye uzanan on film yer alıyor. Coğrafi olarak geniş bir yelpazeye yayılan seçki, aslında Turan’ın deyişiyle “bugünün dünyasına dair ortak bir duygunun izdüşümü” gibi. Turan, “Bu filmler bana sinemanın artık ulusal sınırlarla değil, duygusal ve politik rezonanslarla tanımlandığını hatırlatıyor. Birbirine uzak ülkelerden gelen filmler, kimlik, bellek, göç, dayanışma gibi çağdaş dünyanın ortak kırılma noktalarına dokunuyor” diyor.

Programın öne çıkan filmleri arasında, Filistinli yönetmen Kamal Aljafari’nin kişisel bir arayış hikâyesi olan “Hasan ile Gazze’de” ve Kanadalı yönetmen Sophy Romvari’nin, Vancouver Adası’nda ailesinin geçmişiyle yüzleşen genç bir kadının hikâyesini anlattığı “Mavi Balıkçıl” yer alıyor. Japon sinemasından Altın Leopar ödüllü “İki Mevsim, İki Yabancı” şiirsel bir yolculuğu anlatırken, İsviçre’nin Oscar adayı “Gece Vardiyası” bir hemşirenin hastane koridorlarında geçen gece nöbetinde sessiz bir dayanışma öyküsü sunuyor. Bu filmler, yalnızca sinema dilinde yenilik arayan değil, izleyiciyi bugünün duygusal ve politik iklimiyle yüzleştiren yapımlar.

Bağımsız Sinemaya İlgi ve Diyalog

Türkiye’de bağımsız sinemaya duyulan ilgi giderek artıyor, ancak gösterim alanları hâlâ sınırlı. İstanbul Modern Sinema, bu boşluğu yalnızca programlarıyla değil, izleyiciyle kurduğu ilişkiyle de doldurmayı hedefliyor. Müge Turan, “Bizim için önemli olan, bağımsız sinemayı yalnızca göstermek değil, onun etrafında bir diyalog ortamı kurmak” diyor. “İzleyicinin bu filmlerle birlikte düşünmesini, tartışmasını istiyoruz. Perşembe günleri filmleri ücretsiz sunmamız da bu paylaşım ve erişim isteğinin bir parçası.”

Kültür Politikalarına Işık Tutma

Turan’a göre, Locarno gibi bir festivalle sürdürülen bu tür ortaklıklar yalnızca sinema dünyasına değil, kültür politikalarına da ışık tutuyor: “Bu tür uluslararası işbirlikleri, kültür politikalarının sürdürülebilirlik, çeşitlilik ve bağımsızlık ekseninde şekillenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Sanatı destekleyen politikalar, sınır tanımayan, paylaşımcı ve özgürlükçü bir vizyona sahip olmalı.

Haber : Cemil UÇAR

İstanbul Modern Sinema, Locarno Film Festivali’ni Ağırlıyor

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.