Aliyev’den Gazze İçin Net Tavır: “İstikrar Gücü’ne Asker Göndermeyi Düşünmüyoruz”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gazze’de çatışmaların sona ermesinin ardından kurulması planlanan uluslararası “Gazze İstikrar Gücü” tartışmalarına son noktayı koydu. Aliyev, insani yardım erişiminin genişlemesi durumunda dahi, Azerbaycan’ın bölgeye asker gönderme gibi bir planı olmadığını açıkladı.
İsrail-Filistin hattında silahların susması ve kalıcı ateşkesin sağlanması senaryoları üzerinde çalışan uluslararası toplum, savaş sonrası Gazze’nin güvenliğini kimin sağlayacağı sorusuna yanıt ararken, Bakü yönetiminden kritik bir açıklama geldi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan’ın küresel güvenlik ve iş birliği çabalarına her zaman katkı sunmaya hazır olduğunu, ancak Gazze özelinde askeri bir varlık göstermeyi düşünmediklerini net bir dille ifade etti.
“Öncelik Asker Değil, İnsani Yardım Olmalı”
Aliyev, yaptığı açıklamada odak noktasının askeri misyonlardan ziyade insani krizin çözümüne kaydırılması gerektiğine dikkat çekti. Bölgedeki yıkımın boyutlarına vurgu yapan Azerbaycan lideri, uluslararası toplumun “barış gücü” oluşturmaktan önce, Gazze halkının temel ihtiyaçlarının karşılanması ve insani durumun iyileştirilmesi için seferber olması gerektiğini belirtti.
Aliyev’in, “Mevcut durumda böyle bir adım (asker gönderme) atmayacağız” şeklindeki sözleri, Azerbaycan’ın bölgedeki hassas dengeleri gözeterek, sürece diplomatik ve insani kanallardan destek vermeyi tercih ettiği şeklinde yorumlandı.
Bakü’nün Denge Politikası
Azerbaycan’ın bu kararı, jeopolitik dengeler açısından da önemli mesajlar barındırıyor. Hem İsrail ile stratejik ve enerjiye dayalı güçlü ilişkilere sahip olan hem de İslam İşbirliği Teşkilatı’nın aktif bir üyesi olan Azerbaycan, bu kararıyla “taraf olmadan istikrara katkı sağlama” politikasını sürdürüyor.
Aliyev, açıklamasının sonunda Azerbaycan’ın bölgede barış ve istikrarın sağlanması yönündeki diplomatik çabalarını sürdüreceğinin altını çizdi. Bakü yönetimi, askeri botlarını sahaya sürmeden, bölgesel normalleşme ve yeniden imar süreçlerinde “kolaylaştırıcı” bir rol üstlenmeye devam edeceğinin sinyalini verdi.











