İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, son dönemde NATO kaynaklı iddialarla sarsılan bölgesel diplomasi trafiğine son noktayı koydu. NATO’nun, İran’dan fırlatılan bir füzenin müttefik topraklarını tehdit ettiğine dair raporlarını kesin bir dille yalanlayan Erakçi, Tahran’ın komşuluk vizyonunu ve stratejik önceliklerini netleştirdi. Bakanın özellikle Türkiye ve Azerbaycan üzerine kurduğu güven verici cümleler, Orta Doğu’da yükselen tansiyonun ortasında “bölgesel dayanışma” mesajı olarak yankı buldu.
Abbas Arakçi, NATO’nun iddialarının aksine, İran’ın savunma doktrininin komşu ülkeleri hedef almadığını vurguladı. Türkiye ile olan ilişkilerin tarihsel bir derinliğe sahip olduğunu hatırlatan Erakçi, “Türkiye, bizim için sadece bir sınır komşusu değil, her zaman iyi bir komşu ve stratejik bir ortaktır” dedi. Ankara’ya yönelik herhangi bir saldırı veya tehdit planının bulunmasının mantık dışı olduğunu belirten Bakan, batılı güçlerin bölge ülkeleri arasına nifak sokmaya çalıştığını savundu.

Kafkasya Hattında İHA Tartışmaları ve Diplomasi
Kafkasya’daki dengeler konusunda da önemli açıklamalarda bulunan Erakçi, Azerbaycan ile olan ilişkilere değindi. Son dönemde bölgedeki askeri hareketlilik ve teknoloji transferi iddiaları üzerine konuşan Bakan, Azerbaycan’a insansız hava aracı (İHA) gönderilmesine dair iddiaları “gereksiz” olarak nitelendirdi. İki ülke arasındaki dostane ilişkilerin bu tür askeri takviyelere ihtiyaç duymadan, karşılıklı güven esasıyla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
İran, özellikle son yıllarda savunma sanayiinde elde ettiği başarıları bir tehdit unsuru olarak değil, bölgesel istikrarın bir parçası olarak sunmaya çalışıyor. Erakçi’nin açıklamaları, Tahran’ın kuzey ve batı komşularıyla yaşadığı dönemsel gerilimleri minimize etme ve ABD-İsrail eksenine karşı bölge ülkelerini yanına çekme çabası olarak okunuyor. Bakü ve Ankara ile kurulacak sağlam köprülerin, İran’ın üzerindeki uluslararası baskıyı hafifleteceği öngörülüyor.
Bölgesel İstikrar İçin “İyi Komşuluk” Vurgusu
Sonuç olarak, Abbas Arakçi‘nin bu çıkışları, NATO’nun füze savunma sistemleri ve erken uyarı radarları üzerinden geliştirdiği “İran tehdidi” argümanına karşı diplomatik bir kalkan oluşturuyor. İran yönetimi, komşularıyla olan sorunlarını askeri değil, siyasi yollarla çözme iradesinde olduklarını bir kez daha teyit etmiş oldu. Bölge başkentlerinin bu “zeytin dalına” nasıl karşılık vereceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek.











