Selahattin Demirtaş’tan “Çözüm Süreci” ve “Yeni Siyaset” Çıkışı
“Ezberleri Bozacağız, Az Kaldı”
Selahattin Demirtaş, 24 Haziran 2026 tarihinde kaleme aldığı yazısında, küresel siyasetteki değişimlere, Türkiye’nin yürüttüğü çözüm odaklı politikalar ve güncel gelişmelere ilişkin özet değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş, sürdürülen sürecin artık somut adımlarla ilerlediğini belirterek, siyasi liderlere yeni bir zemin kurma çağrısında bulundu.

“Küresel Hegemonya Savaşı Kesintisiz Sürecek”
Demirtaş, küresel düzeyde kapitalizm ve emperyalizm krizleriyle ilgili büyük bir hegemonya savaşının hem Orta Doğu’da hem de Türkiye’de eskiye ait olan her şeyin yıkıldığını ifade etti. Hiçbir gücün tek başına hakimiyet kuramayacağını, değişkenliğin esas olarak bu yeni dönemde olduğunu, savaş halinin sürekliliğinin gelecekte “yeni normali” oluşturacağını belirtti. Türkiye’nin bu değişimden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Demirtaş, ülkedeki bu değişimin genişlemesi ve yararlanmanın devam etmesini artırdığını kaydetti.

Çözüm Süreci ve Abdullah Öcalan’ın Rolü
Yürütülen çözüm sürecinin, Türkiye’nin bu küresel fırtınadan güçlenerek parçalanmasını sağlamak için oluşturulan bir taktik olduğunu savunan Demirtaş, sürecin ele alınış biçimini eleştirdi. Sürece dair şu tespitleri paylaştı:
- Sayın Öcalan’ın girişim süreci, şu ana kadar büyük katkılar sağladı ve devam ediyor.
- Bölgesel düzeyde, özellikle Suriye ve Irak’ta Kürt-Türk ilişkilerinin yeniden ele alınması ciddi bir eksikliktir.
- Türkiye Cumhuriyeti’nin son yıllardaki savaş ve yıkım kasırgasından bu süreç sayesinde uzak bölgelerdeki en büyük kazanımı elde edebilirdi; bu durum yok denilemez.
Meclis’teki Olaylar ve Bahçeli’ye Çağrı
Demirtaş, sürecin insan haklarına, demokrasiye ve refaha ne kazandırılacağının henüz bilinmediğini belirtirken, Kürt kimliği ve anadili konusunda yaşanan olumsuzluklara dikkat çekti. Bir Kürt annenin Meclis Komisyonu’nda Kürtçe konuşulamaması ve bir Kürt gazetecinin Kürtçe yazılı çantasıyla Meclis’e alınmaması gibi örnekleri kullanarak bu yaklaşımları “çağ dışı ve onur kırıcı” olarak nitelendirdi. MHP lideri Devlet Bahçeli’ye seslenen Demirtaş, Bahçeli’nin bu gazeteciyi bizzat Meclis’te karşılayıp Kürtçeye sahip çıkması halinde pek çok tabu ve korkunun yıkılabileceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Siyasi Liderlere Mesajlar
Demirtaş’ın açıklamasında siyasi partilere ve liderlere yönelik şu mesajlar öne çıktı:
- Süreç, taviz vermeyen ve ortak yaşam için hak olan somut, gözlemlenen adımların uygulanmasını gerektiriyor.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bundan sonraki bağlantıları tamamlanmalıdır.
- Erdoğan, adil anlaşmaların kapısını aralayacaksa, kayyum, tutukluluk ve rant peşindeki fırsatçılardan medet umanlara prim vermeyerek yeni bir başlangıca fırsat sunmalıdır.
Siyasetin çürümüş ve niteliksiz tepki gösterdiğini belirten Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli, Özgür Özel ve Yeni Yol Grubu dahil tüm birimlerin daha geniş ve kapsayıcı bir iş birliği zemini oluşturmasını gerektiğini vurguladı. Yeni bir siyaset zemini kurularak, demokrasi reformu ve toplumsal sözleşme gibi konuların konuşulması sağlanmalıdır.
Demirtaş, açıklamasını siyasi gidişin bu adımlara cesaret edememesi durumunda umutsuzluğa yer olmadığını belirterek, “Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte ilerledik. Ona da az kaldı,” sözleriyle tamamladı.











