Büyükada’daki Güntekin Yalısı Koruma Altına Alınmalıdır
Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Reşat Nuri Güntekin’in uzun yıllar yaşadığı Büyükada’daki evi, bugün ne yazık ki kamusal erişime kapalı ve koruma politikaları açısından belirsiz bir durumda bulunmaktadır. Oysa bu yapı yalnızca bir konut değil; edebiyat tarihimizin, kültürel hafızamızın ve ulusal kimliğimizin yaşayan tanıklarından biridir.
Büyükada, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle İstanbul’un en özel bölgelerinden biridir. Adanın Maden Mahallesi’nde, Yılmaztürk Caddesi No:169 adresinde yer alan ve kamuoyunda “Güntekin Yalısı” olarak bilinen bu zarif köşk; beyaz cephesi, pembe panjurları ve denize açılan siluetiyle hem mimari hem de edebi açıdan büyük bir değere sahiptir.
Bu ev, yalnızca estetik bir yapı olmanın ötesinde; Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Dudaktan Kalbe gibi Türk edebiyatının temel taşlarından sayılan eserlerin üretildiği bir mekândır. Dolayısıyla burası, yalnızca bir yazarın evi değil; ulusal hafızamızın somut bir parçası, kültürel sürekliliğimizin taşıyıcısıdır.
Ancak bugün yapı özel mülkiyet kapsamında bulunmakta, müze statüsünde olmadığı için kamusal erişime kapalı tutulmaktadır. İçeride bulunan kitapların ve kişisel eşyaların korunması amacıyla dokunulmasının istenmediği ifade edilse de, böylesine kıymetli bir kültürel mirasın tamamen toplumdan izole edilmesi kaygı vericidir.
Kültürel miras yalnızca korunarak değil, toplumla buluşturularak yaşatılır. Bu nedenle ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler, kültür sanat kuruluşları ve koruma kurulları arasında iş birliği sağlanarak:
- Yapının kontrollü biçimde ziyarete açılması,
- Belirli dönemlerde rehberli turlar düzenlenmesi,
- Dijital müzecilik yöntemleriyle sanatseverlere çevrim içi erişim sağlanması,
- Evin edebi mirasını yaşatacak kültürel programlar geliştirilmesi
gibi adımların atılması büyük önem taşımaktadır.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde yazar evleri; kültürel turizmin, edebiyat bilincinin ve toplumsal hafızanın güçlenmesinde kritik rol oynamaktadır. Tolstoy’un Yasnaya Polyana’sı, Victor Hugo’nun Paris’teki evi, Dickens’ın Londra’daki evi gibi örnekler, kültürel mirasın nasıl yaşatılabileceğine dair güçlü modeller sunmaktadır. Reşat Nuri Güntekin gibi bir değerin hatırasını yaşatmak da benzer bir yaklaşımı gerektirmektedir.
Bu çağrı; yalnızca bir yapının korunması değil, bir hafızanın, bir kültürün ve bir edebi mirasın geleceğe taşınması çağrısıdır.
Büyükada’nın ruhuna, İstanbul’un tarihine ve Türk edebiyatının onuruna yakışır şekilde, Güntekin Yalısı’nın koruma altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması için gerekli adımların ivedilikle atılmasını kamuoyunun dikkatine sunarız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
MURAT TÜZEL
CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı
Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı
Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi











