USD45,08
%0.04
EURO52,81
%-0.06
EURO/USD1,17
%-0.32
BIST14.311,19
%-0.13
Petrol111,43
%6.73
GR. ALTIN6.585,65
%-1.06
BTC3.412.762,83
%-0.8
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Ufuk Ağca
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Galatasaray İçin 4×4 lük Galibiyet

Galatasaray İçin 4×4 lük Galibiyet

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Galatasaray, hem Avrupa arenasında hem de Süper Lig’de adeta dolu dizgin yoluna devam ediyor. Sarı-kırmızılı ekip için artık fikstürdeki her karşılaşma, sıradan bir lig mücadelesi olmaktan çıkmış, kazanılması zorunlu birer final niteliğine bürünmüş durumda. Teknik direktör Okan Buruk, kafasındaki oyun planını sahaya kusursuz bir şekilde yansıtırken, transfer döneminin sonuna yaklaşırken yapılacak takviyelerle elinin ne kadar güçleneceğinin de sinyallerini veriyor.

Sahada izlediğimiz oyun sistemi çok net: Önde basan, rakibi boğan ve hataya zorlayan bir Galatasaray. Bu baskılı oyun felsefesi, Kayserispor karşısında da meyvelerini verdi ve lider, sahadan rahat bir galibiyetle ayrılarak şampiyonluk yürüyüşünü kayıpsız sürdürdü.

Kayserispor’un Çaresizliği ve Sistem Sorunu

Rakip Kayserispor’a parantez açmak gerekirse; kadro kalitesi bakımından ligin kırılgan ekiplerinden biri olduklarını kabul etmeliyiz. Tam anlamıyla bir sistem takımı olmaya çalışsalar da, o sistemin dişlileri kaliteli ayaklarla desteklenmediğinde çarklar dönmüyor. Ligde zor günler geçiren sarı-kırmızılı konuk ekip, ne yazık ki aradığı istikrarı bir türlü sağlayamadı. Ligde kalıp kalamayacakları, bundan sonra kendi sikletlerindeki takımlarla oynayacakları maçlara bağlı olacak.

Aslında maçı kaybetmelerine rağmen sahada “kötü niyetli” veya tamamen disiplinsiz bir futbol yoktu. Ancak futbol, sadece niyetle oynanan bir oyun değil. Güç farkı ve kalite eksikliği, Kayserispor’un direncini maçın hemen başında kırdı.

Boğucu Pres ve Hediye Edilen Goller

Maçın başlama düdüğüyle birlikte Galatasaray, önde kurduğu baskıyla rakibine adeta nefes aldırmadı. Kayserispor, kendi yarı sahasından çıkmakta güçlük çekerken, pas yapmak bir yana, topu oyuna sokmakta bile aciz kaldı. Futbolcular panik halinde, adresi belli olmayan gelişi güzel paslar yaptılar. Bu da konuk ekibin kontra ataklara hızlı çıkmasını, dolayısıyla Galatasaray kalesinde tehlike yaratmasını imkânsız hale getirdi.

Sarı-kırmızılıların sağlı sollu atakları, rakip savunmanın dengesini öylesine bozdu ki; Kayserisporlu oyuncular, baskı altında kendi kalelerine gol atarak rakibine adeta erken bir hediye verdiler. Galatasaraylı futbolcular sahanın her yerine bastı, her topa müdahale etti. Orta sahanın mutlak hâkimi olan ev sahibi ekip, rakibinin ikinci ve üçüncü bölgeyi kullanmasına asla izin vermedi.

Victor Osimhen Gerçeği ve İlk Yarı Fişi

Burada Victor Osimhen’e ayrı bir parantez açmak şart. Nijeryalı yıldız, sadece golcü kimliğiyle değil, savaşçı ruhuyla da sahadaydı. Yaptığı presle rakibi hataya zorladı, penaltı kazandırdı ve golünü atarak kalitesini bir kez daha konuşturdu. “Ekmeğini taştan çıkarmak” deyimi, sanırım Osimhen’in bu mücadelesini en iyi anlatan ifade olur.

Kayserispor savunması ve tüm hatları, maçı daha başlama düdüğüyle birlikte kafalarında kaybetmiş gibiydiler. Oyuncuların vücut dilleri, “bu maç bitse de gitsek” havasındaydı. Sahada gezinir gibi oynarsanız, Galatasaray gibi bir dev karşısında fark yemek kaçınılmazdır. Nitekim Galatasaray, oyunun mutlak hakimi olduğu ilk yarıyı 2-0 önde, son derece rahat bir şekilde bitirdi.

Sara’nın Resitali ve Icardi’nin Dönüşü

İkinci yarıda da senaryo değişmedi; Galatasaray kaldığı yerden devam etti. Gabriel Sara, sezonun başından beri sürdürdüğü istikrarlı futbolunu bu maçta da sergiledi. Asistleri, oyun kuruculuğu ve gol katkılarıyla artık taraftarın sevgilisi haline geldi. Onun ayağına top her geldiğinde tribünlerdeki heyecan dalgasını hissetmek mümkün.

Maçın son dakikalarında ise sahneye kral çıktı. Mario Icardi, kazanılan penaltıyı gole çevirerek maçın skorunu belirledi ve 4-0’lık net galibiyetin altına imzasını attı. Açıkçası tek taraflı, antrenman havasında geçen bir maç izledik. Kayserispor’a saygımdan dolayı sahaya çıkan bir ilk 11 gördüm demek isterdim ama futbolun doğrularından çok uzaktılar. Maçı kazanmayı bırakın, beraberliğin kıyısından geçecek bir umut ışığı bile yakamadılar. Galatasaray, kendi saha ve seyirci avantajını mükemmel kullandı, skoru aldı, top çevirdi ve istediği sonucu alarak gövde gösterisi yaptı.

Hakem Yönetimi ve Gelecek Işığı

Karşılaşmanın hakemi Adnan Deniz Kayatepe, maçın ağırlığını kaldırmayı başardı. Ancak “İlerisi için büyük bir ışık verdi mi?” sorusuna net bir “Evet” demek için henüz erken. Çaldığı düdüklerde hata oranı düşüktü, oyunun akışını çok kesmedi. Yine de gerçekten elit bir hakem olmak istiyorsa çok daha fazla çalışmalı ve tecrübe kazanmalı.

Mottomuz: Sevin, Sevilin…

Kardeşlerim, Kalın Sağlıcakla.

Galatasaray İçin 4×4 lük Galibiyet