Körfez Kalkanı Tatbikatı: Suud ve BAE, “Körfez Kalkanı” ile Masaya Yumruğunu Vurdu
Orta Doğu’nun iki ağır sikleti Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ilişkiler, Yemen sahasında yaşanan çıkar çatışmaları nedeniyle tarihinin en gergin dönemlerinden birini yaşarken, askeri sahada verilen “birlik” mesajı kafaları karıştırdı. Yemen’de destekledikleri grupların birbirine namlu doğrulttuğu bir atmosferde, Suudi Arabistan’da düzenlenen “Körfez Kalkanı” tatbikatı sona erdi. BAE’nin de katılımıyla gövde gösterisine dönüşen bu tatbikat, “Sahada rakip, masada müttefikiz” mesajı taşıyor.

Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) iki lokomotif ülkesi, Riyad ve Abu Dabi, diplomatik ve askeri tarihlerinin en karmaşık sınavını veriyor. Yemen’de Husilere karşı başlatılan operasyonlarda yıllarca omuz omuza savaşan iki müttefik, son dönemde Aden ve Sokotra Adası merkezli nüfuz mücadelesiyle karşı karşıya gelmişti.
Ancak askeri diplomasinin çarkları, siyasi krizlere rağmen dönmeye devam ediyor. Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve bölgenin en büyük askeri manevralarından biri olan “Körfez Kalkanı” (Gulf Shield) tatbikatı, BAE silahlı kuvvetlerinin de aktif katılımıyla tamamlandı. Tatbikatın final töreni, bölgeye ve dünyaya verilen stratejik bir sinyal niteliğindeydi.
“Körfez Kalkanı”: Sadece Bir Tatbikat mı?
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından organize edilen bu devasa tatbikat, konvansiyonel savaş senaryolarının ötesine geçen bir yapıya sahiptı. Kara, hava ve deniz unsurlarının entegre edildiği manevralarda; asimetrik tehditlere karşı koyma, sınır güvenliği, terörle mücadele ve balistik füze savunma sistemlerinin koordinasyonu test edildi.
Askeri uzmanlar, BAE’nin bu tatbikata katılımını “hayati” olarak nitelendiriyor. Yemen’de yaşanan siyasi ayrışmaya rağmen, Abu Dabi yönetiminin askeri birliklerini Suudi komutanların yönettiği bir tatbikata göndermesi, “Stratejik ittifakımız, taktiksel anlaşmazlıklarımızdan daha büyüktür” mesajını taşıyor. Tatbikatın kapanış töreninde verilen fotoğraflar, İran ve Husi tehdidine karşı “Körfez Bloğu”nun dağılmadığını göstermeyi amaçlıyor.
Yemen Paradoksu: Sahada Çatışma, Tatbikatta Barış
Haberin arka planındaki asıl gerilim hattı ise Yemen’in güneyinde yatıyor. “Daha önce hiç yaşanmamış bir gerginlik” olarak tanımlanan durumun özeti şu:
Suudi Arabistan: Yemen’in toprak bütünlüğünü savunuyor ve uluslararası toplumun tanıdığı (Hadi hükümeti/El-Alimi konseyi) merkezi yönetimi destekliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri: Güney Yemen’in ayrılmasını savunan ve merkezi hükümete isyan eden “Güney Geçiş Konseyi”ni (STC) askeri ve finansal olarak destekliyor.
Geçtiğimiz haftalarda Aden sokaklarında Suudi destekli güçler ile BAE destekli güçlerin çatışması, “Koalisyon kendi içinde savaşıyor” yorumlarına neden olmuştu. İşte bu atmosferde “Körfez Kalkanı” tatbikatının yapılması, diplomatik bir “hasar kontrolü” (damage control) çalışması olarak okunuyor.
İki Veliahtın Satranç Tahtası
Bu karmaşık ilişki ağı, aslında iki güçlü liderin; Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MbS) ve BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed (MbZ) arasındaki vizyon farkından kaynaklanıyor.
Riyad’ın Vizyonu: Suudi Arabistan, sınır güvenliğini (Husi füzeleri) önceliyor ve İslam dünyasının liderliği rolünü korumak istiyor.
Abu Dabi’nin Vizyonu: BAE ise daha çok “Limanlar İmparatorluğu” kurma peşinde. Yemen’in stratejik limanlarını (Aden, Mukalla) ve Sokotra Adası’nı kontrol ederek, Kızıldeniz-Hint Okyanusu ticaret hattına hakim olmayı hedefliyor.
“Körfez Kalkanı” tatbikatı, bu iki vizyonun çatıştığı noktalarda tansiyonu düşürmek ve ortak düşman algısını (İran) canlı tutmak için bir emniyet supabı görevi gördü.
Güvenlik İş Birliği: Zorunlu İstikamet
Tatbikatın resmi bildirisinde yer alan “İlişkilerin güçlendirilmesi ve güvenlik iş birliğinin artırılması” ifadeleri, diplomatik nezaketin ötesinde bir zorunluluğu işaret ediyor. Her iki ülke de biliyor ki; Yemen’de birbirlerine düşerlerse, kazanan tek taraf İran destekli Husiler olacak.
Körfez Kalkanı, askeri interoperabiliteyi (birlikte çalışabilirlik) artırarak, olası bir bölgesel savaşta Suud ve BAE ordularının tek bir vücut gibi hareket etmesini sağlamayı amaçlıyor. Siyasi liderler perde arkasında tartışsa da, generaller sahada “omuz omuza” durmaya devam etmek zorunda.
Kırılgan Bir Ateşkes
“Körfez Kalkanı” tatbikatının sona ermesiyle verilen birlik pozları, Yemen’deki yapısal sorunları çözmüş değil. Ancak bu tatbikat, iki ülkenin “boşanma” aşamasına gelmediğini, sadece “şiddetli bir geçimsizlik” yaşadığını gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde, bu tatbikatın yarattığı olumlu havanın Yemen sahasına yansıyıp yansımayacağı kritik olacak. Riyad ve Abu Dabi, “Körfez Kalkanı”nın arkasına saklanarak sorunları halı altına mı süpürecek, yoksa bu askeri yakınlaşmayı siyasi bir uzlaşıya mı dönüştürecek? Orta Doğu’nun kaderi bu sorunun cevabında gizli.











